Cinsiyetin Finansal Kararlar Üzerindeki Etkisi

16

Cinsiyetin finansal kararlar verirken etkisi olabileceğini düşünüyor musunuz?

Cinsiyetin Finansal Kararlar üzerinde ne etkisi olabilir
Cinsiyetin Finansal Kararlar üzerinde ne etkisi olabilir

Hayatın içinde kadın ve erkeğin üstlendiği farklı roller ve bu rollerin etkileri,

bireysel seçimlerden ortak aile yaşamına kadar pek çok alanda kendini gösterir.

Ancak Psikoloji literatüründe cinsiyet farklılıkları bugüne kadar birçok araştırma ile incelenmiştir. Özellikle de kişilik özellikleri, tutumları ve karar vermedeki farklılıklar incelenen başlıklar arasındadır.

Fakat genel olarak tüm bu alanlarda cinsiyetler arasında bazı farklar bulunmuştur.

İş hayatıyla ilişkili araştırma bulgularının tarihsel süreç içindeki gelişimi incelendiğinde;

Seksenlerin öncesinde kadın ve erkek farkına belirgin bir vurgu yapıldığı,

Fakat doksanların ortalarından itibaren benzerliklerin daha çok öne çıkarıldığı görülür.

Ama seksenlerde kadınların erkeklere oranla daha dikkatli,

Ancak daha az özgüvenli, daha kolay ikna edilebilen, daha az saldırgan,

liderlik ve problem çözmede daha zayıf olduğu düşünülüyordu1.

Oysa sonraki yıllarda, bu farkların o kadar belirgin olmadığı ileri sürülmeye başlandı.

Fakat yönetim kararları ve girişimci kişilik özellikleri gibi alanlarda kadın ve erkeklerin

farklılıklardan çok benzerlikler gösterdiği bulundu.

Cinsiyetin Finansal Kararlar Verirken Etkisi

Her şeyden önce kadın ve erkeğin hangi alanlarda birbirlerinden ayrıldığı konusunda,

dönemsel ve çevresel etkenlere göre kimi zaman farklı eğilimler ortaya çıksa da,

biyolojik bulgularla da desteklenen önemli bir farklılığın, “riskten kaçınma” davranışında olduğu görülmektedir.

Konu hakkında benzer içerikli Finansal Okuryazarlık Nedir? yazımızı da okumanızı öneririz.

Yapılan araştırmalarda, gerek meslek seçiminde, gerekse parayla ve varlık yönetimiyle

ilgili kararlarda, cinsiyetler arasında belirgin farklar ortaya çıkmıştır.

Fakat bu fark kadınların risk almaya daha isteksiz oldukları ve riskten kaçınma eğiliminde oldukları yönündedir.

Ayrıca, Yurtdışında geniş bir üniversite öğrencisi grubuyla gerçekleştirilen bir çalışmada,

erkek MBA öğrencilerinin %57’sinin yatırım bankacılığı ve brokerlik gibi finansal risk alma eğiliminin yüksek olduğu mesleklere yöneldikleri gözlemlenirken;

Fakat kadın MBA öğrencilerinde bu oranın %36 olduğu bulunmuştur2.

Kadım yatırım brokerlerinin finansal kararlarda daha ihtiyatlı davranması sebebiyle zarar gördüklerini söyleyen müşteriler çıkabilmektedir.

Riskten kaçınma eğilimlerine bağlı olarak kadınların daha muhafazakâr tahmin ve

önerilerde bulunmaları, potansiyel kazancın önünde engel oluşturabilmektedir3.

Tavsiye verenden tavsiye alan konumuna geçildiği finansal kararlarda,

kadın daha kaygılı olmakta, daha muhafazakâr davranma ve riskten kaçınma eğilimini yinelemektedir.

Uzman ve uzman olmayan yatırımcıların kıyaslandığı bir araştırmada, kadınların kendi yatırım kararlarına daha az güvendikleri ortaya çıkmıştır.

Bu güvensizliğin ve emin adımlarla ilerleme ihtiyacının finansal başarı konusunda ne gibi sonuçlara yol açacağına ilişkin peşin bir yargıya varmamak gerekir.

Örneğin, girişimcilerin daha belirsiz koşullar kapsamında karar vermelerini gerektiren süreçler düşünülürse, bu tutum olumsuz olduğu kadar olumlu sonuçları da beraberinde getirebilmektedir.

Girişimcilerle yapılan bir araştırmada da, kadınların para konusunda daha ihtiyatlı davrandığı bulunmuştur.

Kontrolsüz Risk

Aynı araştırmada risk faktörünün etkilerini gözlemlemeye imkân veren kumarla ilişkili kararlar da incelenmiş, kadınların kayıp durumlarında olduğu kadar, kazanç durumlarında da daha az risk aldıkları gözlemlenmiştir.

Cinsiyet farklılığının aile içindeki yatırım kararlarında da gerginliğe yol açtığı ortaya konmuştur4.

Kadın evin geçimini sağlayan kişi olduğunda, gerginliğin %34’ünün yatırım kararlarından kaynaklı olduğu bulunmuştur.

Bireysel kararlardan ortak karar alım aşamasına kadar finansal süreçlerde ortaya çıkan farklı risk eğilimleri, testosteron hormonu düzeyiyle açıklanmıştır.

Testosteron hormonu korkuyu azaltıcı, ödül ve cezaya olan duyarlılığı değiştirici etkiye sahiptir.

Yüksek testosteronun kadınlarda riskten kaçınmayı azalttığı bilinmektedir.

Yüksek testosteron düzeyi bireyleri kariyer seçimlerinden itibaren daha riskli alternatiflere yönlendirebilmektedir.

Sonuç

Finansal kararlarda riskten kaçınma eğilimiyle ilişkili olarak cinsiyetin önemli rol oynadığını söylemek mümkündür.

Genel ve iş hayatıyla ilişkili araştırmalarda, kadınların daha düşük risk alma eğilimleri olduğu göze çarpmaktadır.

Bu eğilimdeki farklılık, yaş, eğitim, sosyal çevre gibi demografik faktörlerin ve geçmiş yaşantıların etkisiyle güçlenebilmekte veya zayıflayabilmektedir.

Ancak, kişilik özelliği olarak risk alma eğiliminin kadın ve erkek yaşamında tutarlı farklara yol açtığı, kadınların erkeklere kıyasla daha tedbirli oldukları bugün için birçok bilim insanı tarafından kabul edilen bir görüştür.

Son olarak, bu tür varlıklara yatırım yapacak olanların, kararlarında, eşleri, hayat arkadaşları, kız kardeşleri, anneleri veya yakın bir kadın arkadaşlarıyla müzakere etmelerinin yarar getireceğini düşünüyorum.

Kaynakça
  1. Powell M, Ansic D. Genderdifferences in risk behaviour in financialdecision-making: An experimentalanalysis. Journal of EconomicPsychology 1997; 18(6):605-628.
  2. Sapienza P, Zingales L, Maestripieri, D. Genderdifferences in financial risk aversionandcareerchoicesareaffectedbytestosterone. Proceedings of theNational Academy of theScience of the USA 2009; 106(36): 15268-15273.
  3. Schubert, R., M. Brown, M. Gysler, H. W. Brachinger. Financial decision-making: Arewomenreallymore risk-averse? AmericanEconomicReview (PapersandProceedings) 1999; 89 (2): 381-385
  4. Financial Adviser, F.A. News 10.07.2012 [İnternet]. Uygun erişim: www.ftadviser.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close
KIRKINDAN SONRA © Copyright 2020. All rights reserved.
Close
× Bize yazabilirsiniz !