Sorguluyoruz şu aralar daha sık, ki umarım sorguluyoruzdur gerçek manada; “Hayatın neresindeyiz? ‘ diye…

Hayatın Anlamı
Hayatın Anlamı

Kimiz, insan hayvanı olarak mı yaşıyoruz, hayvansı duygularımızla insan-mış- gibi mi yapıyoruz, insan olmayı becerebiliyor muyuz?..

Merhabalar güzel gönüldaş… Kırkından Sonra’ya hoş geldin.

Biraz sohbet edelim mi?

Gerçi sadece ben anlatacağım, sen okuyacaksın ama olsun.

Sen de bir şey demek istersen çekinme, yaz yorumunu. Ben de seni dinlerim.

Burada birlikte harika vakit geçireceğiz.

Kâh gülümseyeceğiz, kâh dertleneceğiz ama illâki kendimizden bir parça bulup, yalnız olmadığımızı göreceğiz.

Haydi başlayalım…

Hayat devam ediyor bir şekilde herkes için. Evet ama farklı farklı şekillerde illaki. https://tr.wikipedia.org

Ben sağlık ve afiyette olduğunu umut ediyor, en şahanesinden iyi dileklerimi sunuyorum.

Zaman Geçiyor
Zaman Geçiyor

Zaman Geçiyor.

Bu da yaşam geçiyor, ömür gidiyor demek! Bak, elinden kayıp gidiyor usulca.

Bak, bak…

Sen farkına varana dek, yok olacak. Korkma, onu doyasıya yaşa.

Çünkü zaman ölümlüdür.

Önemsemediğin her an ölür gider ve asla geriye gelmez.

Ölen bir daha dönemez geri, değil mi? 
“Saat 14.00de oradayım…” dediğinde, bir dakika geçmesine izin verme, zamanında orada ol mesela!

“Geç kalırsam ne olur ki biraz bekletirim alt tarafı…” deme.

Çünkü zaman beklemez.

Gecikme, bekletme. Zamana saygı göster.

Zamanın zamanı kısıtlıdır, önemlidir. Onu boşa harcama! 

Biliyor musun, araştırmışlar; altmış yıl yaşayan birinin yaklaşık yirmi yılı uykuya harcanıyormuş.

Benimki çok daha fazladır gerçi!

Bir uyku böcüğü olarak, bunu çok da umursayamayacağım.

Hani; bazısı için uykuda geçen zamanlar kayıptır ya? Öyle deme ayıptır ya!..

Biz uyku böcükleri, kayıp olan zamanın sadece doyasıya ve keyifle yaşanamamış olan anlar olduğunu düşünüyoruz. (Yalnız değilim tabii ki akıllımツ)

Ve ayrıca uyku doyasıya uyunur.

Çok da keyiflidir bir sağa bir sola dönerken gerine esneye.

Neyse, kafamı dağıtma canım okur, konuya dönelim…

Hayatı Nasıl Yaşıyoruz?

Hayat ve Zaman
Hayat ve Zaman

Altmış yıl yaşayan birinin yaklaşık yirmi yılı uykuya harcanıyormuş demiştim ya?

Diğer yirmi yıl; eğitimdi, tecrübeydi derken geçiyormuş. 

Kalan yirmi yılda da; aileydi, iş’ti, evlilikti, boşanmaydı, falandı, filandı diye giderken, bakmışsınız ki yaşamaya zaman kalmamış! 
Pekii… Biz ne zaman yaşayacağız? 

Ne bileyim ben?

Tamam.. Geçti! ツ

Diyorum ki…

Zamanı geri getiremeyeceğimize göre, Akıp giderken önümüzde,

İsteyerek yaptığımız şeyler kalsın elimizde! 

Düşün;

Henüz yaşamaya fırsat bulamadığın şeyleri düşün.

Cesur ol. Giderek küçülen, azalan yaşamına iyice bir bak.

Sana sunduğu iyi kötü deneyimleri edin ve kullan. 

Senin Hayatın
Senin Hayatın

Bu Senin Hayatın

Bu sadece senin hayatın ve maalesef tek kullanımlık! 

Birkaç tane canın yok bonus niyetine, yenildiğinde ya da öldüğünde diğerini alasın! 

Tek canın var yaşamak için şifa niyetine. Niye güzelce kullanmayasın?

Doyasıya yaşa ve onu hiçbir şey ve hiç kimse için feda etme. 

Bencil ol demiyorum, benliğine sahip çık diyorum!

Evet, cesur ol!

Doyasıya yaşayabilmek, cesaret gerektirir. 

Kendin için yaşa, başkaları için değil!

Özgürlüğünü kimselere verme.

Her ânını değerlendir.

Boşa geçireceğin tek bir saniyen yok!

Ama her ne yapıyorsan, kendin istediğin için yap ve yaparken de yaptığın şeye odaklan.

En basit şeye bile…

Yemek yiyorsan tadını çıkart, sadece yemeğini ye!

Bir müzik dinliyorsan, sadece onu dinle, başka bir şeyi ya da birini değil! 

Bir iş yapıyorsan, sadece ona odaklan ve layıkıyla yap, baştan savma.

Sevdiceğinle birlikteysen, onu hücrelerine kadar hisset. 

İşte o an, zaman durur! 

Sevdiğin şeyi yaparken zaman durur ve keyif almanı bekler! Keyif al o halde!
Âşık olduğunda hissettiğin duyguları düşün.

Sevgilinin gözlerinin içine bakarken duran zamanı hatırla.

Anladın değil mi?

İstersen Zamanı Durdurabilirsin.

Ama sadece ondan keyif aldığında!

Öyleyse bunun tadını çıkart.

Çünkü zaman ne de olsa ölümlü.

O an dursa da, sonra ilerlemeye devam etmek zorunda.

O halde, öyle doyasıya, öyle özgür yaşa ve keyif al ki, zamanı durdurduğun her an biraz daha ölümsüzleş!

Hayatı doğru yaşadığın sürece, zaman da sana cömert davranacaktır.

Herkesin doğru’su farklıdır.

Seninki ne ise, senin için ne doğruysa onu yap.

Başkalarına kulak asma. Yani; şu meşhur ‘elalem’e!!!

 Mutlu Olmak Çok Kolay!

Yapacağın tek şey; yaşamın sana sunulan bir hediye olduğunu algılayıp “kim ne demiş ya da ne der?” diye düşünmeden, sadece kendin için var olmayı bilmek!

Tekrar edeyim;

 “Bencil ol” demiyorum, “Kendini sev ve saygı göster” diyorum sadece!

Sen kendini sevip saygı göstermezsen, kimseden de bunu bekleyemezsin. Çünkü zaten alamazsın!

 
Meditasyon Yap!

Meditasyon Yapın
Meditasyon Yapın

Pekiyi Meditasyon nedir?

Öyle, bir sürü paralar ödediğin yerlere gidip, sözde sana kendini bulduracağını söyleyen insanlarla vakit öldürmek değil söylediğim.

Herkes gerçek manasında yapamıyor zaten.

Yapabilen yüce insanlara da her yerde rastlayamazsın.

Ticari kaygıdan uzak, bunu felsefe edinmiş ve insanlara faydalı olma sevdalısı birilerini bulursan kaçırma tabii ama şartı da yok.

Peki, ne yapacaksın?

Her ne yapıyorsan ona odaklan ve en iyi şekilde yap başka hiçbir şey düşünmeden!

Zaten meditasyon da o değil midir ki ‘Bir şeyi tam anlamıyla yapmayı öğrenmek!’

Hah… Sen de öyle yap.

Zamanı durduran anları hatırla.

Bir de bakıp göreceksin ki hayatın içinde her ânın, meditasyon yapıyor gibi huzurlu dakikalara ve saatlere dönüşmüş… 

İşten çıktın mı, bırak oradaki meseleler orada kalsın evinin kapısından içeri girerken… 

Tartıştın mı biriyle, bırak o sorun orada o kişiyle beraber kalsın sen oradan hızlı ve sakin uzaklaşırken… 

Film mi izledin, bırak karakterler oyuncu olarak kalsın sen ekranı kapayıp çay koymaya giderken… 

Evde eksik mi var, bırak ‘bir şekilde tamamlanır’ diye düşünüp kapıyı çekip komşuya giderken…

Dostun incitti mi hiç beklemediğin anda, bırak zamana ‘o her şeyin ilacı’ derken…

Koy şimdi en sevdiğin müziği, otur en rahatından koltuğuna, gözlerini kapa.

Ve sadece ama sadece, sana ne anlatıyorsa, ne hissettiriyorsa onu dinle.

Zihnini boşalt. Bomboş olsun.

Müziğin tınılarından başka hiçbir şey düşünme.

Her ne yapıyorsan ona odaklan ve sadece onu düşün dedim ya…

İşte… Al sana meditasyon?!.

Ben çok mu biliyorum da söylüyorum canım gönüldaşım?

Hayır tabii ki…

Ama en azından ne yapmamam gerektiğinin, hayatın ve kendimin farkındayım.

Farkındalık Çok Önemli

Farkına var hayatın ve gidişatın.

”Hayır” de!

Ayıp olmasın diye, canlar sıkılmasın diye, vay efendim o üzülmesin kırılmasın diye dediğin evet’leri at bir kavanoza, kapağını kapa ve sallayı sallayı vur duvara!

Kavanozla birlikte parçalanıp gittiler sen sağ onlar selametle. Gözün aydın.
Hayatın her anını değerlendirmeyi ve o anları da doyasıya yaşamayı öğrendiğinde, aslında çok da zor olmadığını göreceksin zamanın kıymetini bilmenin.

Hayat upuzunmuş gibi gelebilir ancak değil.

Evet…

Hayat uzun bir ömür boyu ama aynı zamanda çok kısa çünkü bir nefeslik sonu!

Hayat çok acayip a dostlar, Kırkındansonralılar, Romalılar, Yurttaşlar!..

Zaman gerçekten az. 

Yapabileceğin çok şey, kullanabileceğin az bir zaman var. 

Her şeyden önce hayatı an be an yaşa.

Atla şimdi hayatın kucağına cesurca…

Ölümsüz ruhlarımızın huzurla dolması temennisiyle…

Doğala özdeş aromalı, katkısız, saf, temiz, berrak zihinli, huzurlu ve sağlıklı günler dilerim güzel gönüldaş.

 Minnak Bir Not:

Ben bunları yazarken Ferran Savall / Paris dinliyordum.

Ayrıca, Hangi Müzik Ruhun Gıdasıdır? yazımızı da okumanızı öneririm.

Join the Conversation

  1. Melih akbay says:

    Harika ♥️

    1. Mehmet Ali Tekinsoy says:

      Çok teşekkür ederim. Beğenmenize sevindim.

    2. İklim Dora says:

      ‘Harika’ olan varlığınız, bizimle gönüldaş olmanız.
      Teşekkürler.

      İ.Dora

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close
KIRKINDAN SONRA © Copyright 2020. All rights reserved.
Close
× Bize yazabilirsiniz !