MAVİ PAZARTESİ VE İKİGAİ

209

Nedir şekerim bu ‘Mavi Pazartesi ve İkigai’ dersen canım okur;

Ocak 3. Haftası ve IKIGAİ
Ocak 3. Haftası ve IKIGAİ

 “İkigai iyi hoş da, pazartesinin mavisi değil keyiflisi makbuldür.” derim.

Merhabalar güzel gönüldaş… Kırkından Sonra’ya hoş geldin.

Biraz sohbet edelim mi?

Gerçi sadece ben anlatacağım, sen okuyacaksın ama olsun.

Sen de bir şey demek istersen çekinme, yaz yorumunu. Ben de seni dinlerim.

Burada birlikte harika vakit geçireceğiz.

Kâh gülümseyeceğiz, kâh dertleneceğiz ama illâki kendimizden bir parça bulup, yalnız olmadığımızı göreceğiz.

Haydi başlayalım…

Günlerin nasıl geçiyor?

Yeni yılda hayatının seyri yolunda mı? Mutlu musun?

Mutluluğumuzu sağlamak adına psikolojimizi sağlıklı tumak için, uzmanlar yıllardır çeşitli araştırmalar yapıyorlar.

Uzmanların yapmış olduğu araştırmalarla da oldukça farklı ve ilginç sonuçlar ortaya çıkıyor.

Al işte, bir tane daha;

Ocak ayının 3. pazartesi yılın en sıkıcı, en kederli, en sendromlu günü olarak tespit edilip, bir de isim verilmiş kendisine; 

“Mavi pazartesi” / “Blue Monday”

Geldi çattı yeni bir sene ve yeni bir ocak ayı daha.

Yıl 2005, ocak ayının bir pazartesi günü. Cardiff Üniversitesi Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi’nde bir öğretmen olan Cliff Arnall, o günün yılın en iç karartıcı günü olduğuna kanaat getirmiş. Yazık, nasıl ve neden sıtkı sıyrıldıysa artık?  

Denklem Hakkında

İKİGAİ ve Formül
İKİGAİ ve Formül

Bunun için bir denklem bile oluşturmuş.

Bilimsel verilerle bu sonuca varmış yani.

Denklemini oluşturan doneler de şöyleymiş;

Hava durumu, içinde bulunduğumuz borç miktarı, aylık maaşımız, yeni yıldan bu yana geçen zaman ve yeni yıl kararlarımızda başarısız olduğumuzdan bu yana olan düşük motivasyon düzeyimiz, harekete geçme ihtiyacımız, vs… ツ

Bana gerçekten anlamsız geliyor.

Ama koca akademisyen sonuçta, böyle dediyse vardır bir bildiği canım?!.

Özellikle istatistiklere bakınca;

Kuzey İngiltere Newcastle bölgesinde sağlıkla ve suçla ilgili olaylarda bir miktar daha artış oluyormuş ‘Mavi Pazartesi’lerde.

Fakat Dr. Arnall, bu güne asla bu kadar karamsar ve olumsuz bakılmaması gerektiğini de belirtmiş sağ olsun.

Artık buna ne kadar çok inanıp gününü zehir eden varsa demek ki?!.

The Independent’a 2018’de yaptığı bir açıklamada da şöyle demiş;

“Yeni bir kariyere başlamak, yeni arkadaşlarla tanışmak, yeni bir hobi edinmek ya da yeni bir macera için rezervasyon yapmak olsun, Ocak ayı gerçekten harika bir zaman büyük kararlar almak adına.”

Adam haklı beyler, hanımlar, dağılın! Yok, yok dağılmayın!

Mavi Pazartesi ve olumlu Düşünce
Mavi Pazartesi ve olumlu Düşünce

Haklı olanı durup dinlemek lazım çünkü, niçin dağılalım duymazdan gelerek, değil mi?

Ama ‘dağılın’ derken biraz dağıldık mı sanki? Toplanalım derim ben. Dağıtma kafamı güzel okur… ツ

Nerede kalmıştım?

Hani ‘<strong>KONMARİ NEDİR?</strong>?’ başlıklı yazımda da anlattığım üzere, Marie Kondo ruhuna göre belki ‘Mavi Pazartesi’, bize sevinç kıvılcımı olmayan ve hemen çöp kutusuna atılması gereken şeyleri düşünmenin de tam zamanı olabilir.

Evet, artık biliyoruz nereden gelmiş bu ‘Mavi Pazartesi’.

Pekii… Bunun stresiyle nasıl başa çıkabiliriz de, hem o günü hem o ayı hem de koca seneyi nasıl 3G modunda geçirebiliriz?

(Bkz. 3G: Güllük Gülistanlık Günler)

Mavi Pazartesi Etkisi

Evet, belki her şey olması gerekenden daha zordu senin için ve açıklayamadığın ya da bilmekten rahatsız olabileceğin sebeplerden ötürü, herkes sinirlerini bozdu.

Ve belki de hiçbir şey yolunda gitmedi.

Yapay ofis ışığı ve rahatsız sandalyeler, doğal güneş ışığı ve kumsal plajların yerini aldığı için yaz bronzluğun da soldu.

Kararlarını yerine getirme hevesin, diyetin sıkıcı ve egzersizin terli olduğunu fark ettiğinde çok hızlı bir şekilde azaldı.

Belki, tüm hevesleriniz kursağınızda  kaldı. Ki adetidir!

Ve belki de sabah uyanabilmek için, gece gözlerini kapatmadan önce, kaçınılmaz şekilde ertesi gün yaşayacağın berbat gün hakkında düşünüp, aslında her şeyin yolunda olduğuna dair kendine yalan söylüyorsun.

Fakat, yılmayacaksın!

Olumlu Düşüneceksin
Olumlu Düşüneceksin

Kederli ruhunu, kalbinin sesini dinleyerek iyileştirmeye çalış.

Yeni hobiler dene. Belki zaten bir tane edindin bile.

Ancak bunun bir önemi yok. Çünkü zihnini meşgul etmek için daha fazla zaman ayırmalısın cancağızım.

Chicago Üniversitesi’nde yapılan çalışmalarda, meşgul insanların boşta olanlardan daha mutlu olduğu bulunmuş!

O kadar araştırmaya ne gerek vardıysa gerçi? Bunu çocuk bile bilebilir. Özellikle meşguliyet her sıkıntının, acının, kederin ilacıdır. Emin olabilirsin, tabii canım. Çünkü ben eminim!

Babaannem rahmetli, esprili bir şekilde şöyle salık verirdi bana;

“Ayağını sıcak tut başını serin, kendine bir iş bul düşünme derin!”

Çok sevimli ve gerçekçi bir öğüt bence. Pekii sence?

Nerede kalmıştım? Hah…

Yeni bir dil öğren mesela canım gönüldaşım, yemek kurslarını veya yoga yapmayı dene.

Örgü yap, sarma yap, sohbet yap, gün yap, saçını başını yap, makyaj yap, seramik yap, resim yap, hobi tadında bir şeyler yap, bir iyilik yap.

Sonuçta illaki yap.

Liste sonsuz.

Kendini en iyi yine kendin tanırsın.

Yani umarım tanırsın. Kendinden bir haber insanlar da var çünkü.

Sen öyle değilsindir canım Kırkındansonralı, biliyorum.

Farkındalık önemli.

Kendinin farkına var, kendine gel. Kendini sev ve say.

Hayatı iyi ve kötü tüm yönleriyle deneyimlemeyi bilirsen, başına gelen kötü durumlarda bile feraha çıkabilmek adına çözüm yolları arayabilecek durumda olabilirsin.

Mavi Pazartesi İle Nasıl Başa Çıkarız?

Ne pazartesi ne çarşamba ne ocak ne eylül, hiçbiri depresif ya da kederli değil; o sensin! Tabii, ne sandın akıllım?..

Günlerin, ayların, mevsimlerin, rakamların bir uğursuzluğu veya suçu yok. Bunları kötü ya da olumsuz sayan insanevladı!

O yüzden kendine gel!

Hangi yaşta, hangi konumda, ne koşulda olursan ol; hep ama hep bir çıkış yolu vardır.

Kaderine kahretmek ve küfretmek yerine, onu şekillendir.

Önünde yollar var. Ve biri senin çıkış yolun. Onu bul.

Sabrederek, şükrederek, affederek, severek, isteyerek, her şeye rağmen gülümseyerek bul.

Mavi Pazartesi’yi, kırmızı çarşambayı (ben uydurdum ツ)  boş ver!

Özellikle ve inadına pazartesi sabahları harika bir duyguyla uyandığını hayal et. Çünkü hayal etmekle başlar her şey.

Ve Ikigai’ini bul.

Nedir Bu İkigai?

“İkigai” kelimesi Japon Okinawa adalarından geliyormuş. Sabahları bir tutku ya da amaç için ayağa kalkmamızın sebebi anlamına gelen bir felsefe aslında. Ne hoş değil mi?

Japon Okinawa Adaları
Japon Okinawa Adaları

Dur onu da biraz anlatayım, madem ısrar ettin cancağızım?!.

Japonlara göre, anlamlı ve amacı olan bir yaşamın adı; Ikigai’.

Iki;  hayat ve canlı / Kai; akıl, değer, verimli, etkili demekmiş.

Yüzyıllardır Japonya kültürüne dayanan bir kavram ve “yaşam nedeni” gibi bir anlam içeriyormuş.

Yaşama nedeni, yaşamın amacı, yaşamın anlamı, var olmanın nedeni, sabah kalkma nedeni, yaşamı yaşamaya değer kılan şey, yaşadığın şey, var olmanın mutluluğu…

Hepsi ikigai’yi ifade eden anlamlar.

 Sen de bir ikigai’ye sahip ol. Sonunda kendini;

“Bugün harika bir gündü ve ben bugün yaşadım” derken bulacaksın.

Hepimiz kayıplar ya da başarısızlıklar yaşarız ve herkes gibi sen de zorluklarla ve mücadelelerle karşılaşabilirsin hayatının bir döneminde.

Herkes zaman zaman yapmaktan hoşlanmadığı şeyleri yapmak zorunda kalabiliyor.

Ikigai bunları hayatından çıkarmaz ya da yok etmez.

Ama uyanmak için bir sebep olduğu kadar zorluk, acı ve keder zamanlarında da yol gösterici bir ışıktır.

Ve İkigai, hayatında ihtiyacın olan dengeyi sağladığı için, en zor zamanlardan kolayca geçmene yardımcı olacaktır.

“Sabahları bir tutku ya da amaç için ayağa kalkmamızın sebebi” anlamına gelen bu felsefeye uygun olarak ve ‘Mavi Pazartesi’leri görmezden gelerek, kendini tanımaya ve sevmeye başlamalısın bir an evvel.

Hayat Akıp Gidiyor. İkigai’ni seç!

Bugün sevdiğimiz şeylerden yarın nefret edebiliyoruz.

Velhasıl, dün bambaşka bir tutkun, hevesin, zevkin veya hayalin olabilir.

Fakat şimdi bunlar aynı olmayabilir ve bu değişiklik o kadar fazla olabilir ki, bir gün uyanıp daha iyi bir yol olması gerektiğini fark edersin.

Neyse ki, daha önce de söylediğim gibi, daha iyi bir yol ya da yollar var.

Her şey yolun başladığı yer olan, kendini tanımakla başlar.

Hayattaki amacını bulmak için de illaki kendini tanımalısın. Hem de yaşın kaç olursa olsun.

Kendine dürüst olarak bak ve bu hayatta neyi isteyip istemediğini güzelce sor. Yine dürüstçe cevaplayıp, seni mutlu edecek olan ikigai’ni bul. 

Ikigai’nin yararı sadece mutluluk değildir.

Japonya halkı, bir amaca sahip olmanın uzun ve mutlu bir yaşam sürmek için gerekli olduğuna inanmaktalar.

Dünyadaki en yüksek asırlık nüfusuna sahip olan Okinawa’lılar da bunun kanıtı olsa gerek.

Ve Japonlar ikigai’nin hepimizde var olduğuna inanıyorlar.

Bunun anlam, memnuniyet, benlik saygısı, ahlak ve mutlulukla bulunan kişisel bir yansıma olduğunu düşünüyorlar.

Kısaca; bir hobiye sahip olmak, bir aile kurmak ya da her zaman hayalini kurduğun bir tutkunu hayata geçirmek için cesur adımlar atabilmek…

İşte bunların hepsi ikigai.

Kitap Önerisi

İkigai de dahil olmak üzere çok sayıda kitap yazan ve ‘Uzun ve Mutlu Bir Yaşamın Sırrı’ kitabını yayımlayan Hector Garcia, ikigai ideolojisinin yaşantısını düzenlemesine nasıl yardımcı olduğunu şöyle anlatıyor; https://www.dr.com.tr

Mavi Pazartesi ve İkigai Kitabı
Mavi Pazartesi ve İkigai Kitabı

“Başkalarıyla meşgul olmadan önce benim için en önemli olan şeyi yapmaya başlamak için sabah rutinimi geliştirdim.

Bu, bir bardak yeşil çay içtiğim, 15 dakikalık kolay yoga pozları yaptığım ve bir saat boyunca yazdığım anlamına geliyor.

Evden ayrılmadan önce, sağlığım ve hayatım için ikigai veren etkinliklerden biri için zaman ayırdım; bu bir kitap yazmaktı.”

Hmm… Bana da pek bir tanıdık geldi bu his canım okur. ツ

Diğer kitap önerilerimiz için de <strong>Son Okuduklarım</strong> yazımızı incelemenizi öneririz.

Zamanı Durdur!

Her yazımda da illaki değindiğim gibi, mutluluk için olduğu üzere, ikigai’yi keşfetmek için de yapmamız gereken en birinci kural; zamanı durdurmaktır.

Yani; an’ı yaşamak ve tadını çıkarmaktan bahsediyorum.

An’a odaklanmak ve geçmişi geçmişte bırakmak gerek diyorum güzel gönüldaşım.

Hayır, zor değil, yapabilirsin.

Her şeyden önce İkigai inancı, seni keyif aldığın ve sevdiğin şeylere odaklanma konusunda destekler.

Eğer bahaneler veya zorunluluklar nedeniyle sevdiğin işlerden uzaklaşırsan, ikigai’ni bulmaktan da uzaklaşırsın.

Zorunluluklar, adı üstünde mecburi istikametler olsa da, bunları zamanı geldiğinde bırakmak gerekir.

Tabii bu zaman kişiye göre değişir ama bırakmak gerektiği gerçeği değişemez.

Uygun şartlar sağlandığında hayata yeniden başlamak, hem bedenine hem ruhuna çok iyi gelecektir, inan.

Fakat sakın bahanelere sığınma.

Acilen, sevdiğin ve istediğin şeyleri yapmaya koş.

Bir şeyler yapmak ya da yapmamak için emekliliği bekleme örneğin!

Uzun yaşayan mutlu insanlar incelendiğinde, bu insanların adrenal bezler tarafından salgılanan bir steroid hormonu olan ve ‘uzun ömür hormonu’ olduğuna inanılan DHEA hormonuna yüksek seviyede sahip oldukları gözlemlenmiş.

Hepsinde ortak olan tek şey ise; her gün gerçekten severek yaptıkları bir hobilerinin olmasıymış!

Japon inançlarına göre ikigai’yi bulmanın sonucu olarak mutsuz olmak imkansız.

Bulduğun takdirde hayatı anlamlı kılacak bu olgu, sana iyileşmiş ruh hali, mutlu, huzurlu ve sağlıklı günler olarak geri dönüyor.

Ayrıca böyle olacağına inanırsan da etkisi katlanarak artıyor. Tamam o zaman, her şey netleşti umarım.

Bana müsaade. Gidip ikigai’lerimi tazeleyeceğim bergamotlu eşliğinde, izninle canım gönüldaşım.

Unutma! Her yeni gün bize yeni umutlar verir.

Hep iyiyi ve güzeli umalım, temenni edelim, ki öyle olsun.

Ve unutma!

Ne yersen ne düşünürsen ne hayal edersen o’sun!!!

Doğala özdeş aromalı, katkısız, saf, temiz, berrak zihinli, huzurlu ve sağlıklı günler dilerim canım gönüldaşım.

Join the Conversation

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Close
KIRKINDAN SONRA © Copyright 2020. All rights reserved.
Close
× Bize yazabilirsiniz !