Koşulsuz Sevgi Nedir

Koşulsuz sevgi günlük hayatın getirdiği sorumluluk ve telaş içinde göz ardı ettiğimiz birtakım şeyler olmaktadır.

Koşulsuz sevmek önemlidir
Koşulsuz sevmek önemlidir

Her şeyden önce bunların en önemlisi olarak da her bireyin özel ve değerli olduğunu söyleyebiliriz.

Her insan özünde değerlidir ve sevgiye değerdir.

Fakat bahsettiğim bu sevgi şartlarla donatılmış bir sevgi olmamalıdır.

Bazı insanlar hayatları boyunca çevresi tarafından sevilmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.

Böyle davranırsam beni sevmezler.

Gerçekten ne hissettiğimi ifade edersem artık yanımda olmazlar ve beni sevmezler gibi düşünceler zihinde oluşabilmektedir.

Çünkü bu insanlar sevgiyi kazanılması, hak edilmesi gereken bir şey olarak algılamaktadırlar. Fakat insanın temel ihtiyaçlarından biri koşulsuz sevgidir.

Şartlar ne olursa olsun, birey sevilerek ve değer görmek isteyecektir.

Koşulsuz sevgi ailede başlamaktadır.

Çocuk büyüdüğü ortamda koşulsuz seviliyorsa ancak o zaman yetişkinliğinde özgüvenli olmaktadır.

Ancak çocuğa her fırsatta söylenen yaramazlık yaparsan seni sevmem, oyuncaklarını toplamazsan senin annen olmam gibi cümleler çocuğu hata yapmaktan korkan biri hale getirir ki bu bir takas işlemidir.

İstediğin şeyi yaptırıp sevgi vermek koşulsuz sevgi değildir.

Böyle bir birey sürekli huzursuz ve mutsuz bir yaşamla baş etmek zorunda kalır. “

Ne olursa olsun ailem beni seviyor.

Fakat bu davranışım hoşlarına gitmiyor düşüncesi çocukta oluşturuluyorsa istenen elde edilmiş olmaktadır.

Konu ile ilgili olarak da https://www.kitapyurdu.com web sayfasındaki kitaptan da okuyabilirsiniz.

Koşulsuz Sevgi Nasıl Olmalı?

Nasıl Olmalı
Nasıl Olmalı

Koşulsuz sevgiyle büyütülmüş birey kendi düşüncelerini ifade etmekten çekinmeyecektir.

Kendinden emin sağlıklı kararlar alarak, hakkını korumaktan çekinmeyecektir.

Çünkü çocuğa güven hissi vermiş olacaksınız.

Ona şartsız sevileceğini gösterilmiş olacaksınız.

Ancak koşulsuz sevgi sadece çocuklara yönelik de değildir üstelik.

Yetişkinlerin de koşulsuz sevgiye ihtiyacı vardır.

Bu sevginin temelinde karşımızdaki insanın bize olan her türlü uygunsuz davranışı karşısında sessiz kalıp onun yanında olmaya devam etmemiz yatmamaktadır.

Bu sağlıklı bir ilişki de değildir zaten.

Bunun temelinde o kişinin başına ne gelirse gelsin onun yanında olmak, destek olmak yatmaktadır.

Kişiyi yalnızca o olduğu için sevmektir.

Evet, pek kolay değil bu.

Bireyin kendini de koşulsuz sevmesi önemlidir.

İşe kendimizi olduğumuz gibi sevmekle başlamalıyız. •

Birey kendini başkaları ile kıyaslamaya başladığında kendini başkalarından aşağıda görürse değersiz hisseder.

Dolayısıyla önce kendini başkalarıyla kıyaslamaya son vermelidir.

Birey yeteneklerini geliştirmeyi hedeflerse ve bu işi yapabilirim diyebilirse, kendini sevmek için adım atmış olacaktır.

Hedeflenen sonuca ulaşılmasa bile sürecin verdiği keyif insanı mutlu edecektir. •

Geçmişteki hatalarımızın geçmişte kaldığını kabul edip geri kalan hayatımıza kendimizi affederek devam etmemiz gerekmektedir.

Her insanın hataları olmaktadır.

Ancak hata sonrası telafi yapıldıktan sonra geri kalan hayatı bu hatayı düşünerek geçirmek sağlıklı bir davranış değildir.

Bireyin kendini affetmesi ve sevip yaşamına böyle devam etmesi gerekmektedir.

Sevgiyi karşıdaki insanın hak edip etmediğini düşünmeden, karşıdaki kişinin de sevip sevmediğini düşünmeden vermek koşulsuz sevgidir.

Mutlu ve başarılı insanlar aileleri tarafından sevilen insanlardır.

Bu içeriğe benzer önceki Gerçek Sevgi yazımızı da okumanızı öneririz.

Fuldem Ece Erdem

Uzman Klinik Psikolog Fundem Ece Erdem İstanbul’da doğdu. Lise eğitimini Fenerbahçe Lisesi’nde tamamladı. Sonra 2009 yılında Okan Üniversitesini tam burslu olarak kazandı. Psikoloji Bölümünü(%30 İngilizce) okurken başarısı nedeniyle Çift Anadal Programına hak Kazanarak Sağlık Yönetimi bölümünü de okudu ve iki bölümden de mezun oldu. Bir yandan Anadolu Üniversitesi’nde Sosyal Hizmetler Bölümü’nü bitirdi. Ayrıca Marmara Üniversitesi’nden pedagojik formasyonunu almıştır. Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı(TCYOV)’nda sabıkalı çocukları hayata rehabilite etme çalışmasında bulundu. Aura Psikoterapi Merkezi & Otizm Derneği Farklı gelişen(otizm, down sendromu, hiperaktivite, şizoid) çocuklarla çalıştı ve Beyoğlu Belediyesinin ‘’Farklı Olanla Yaşamak’’ projesinde yer aldı. Özel Alp Ata Bakım Merkezi’nde şizofreni, şizoid, mental retardasyon hastalarıyla çalıştı. Yedikule Durp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’nda vaka görüşmelerine gözlemci olarak katılım sağlayıp, poliklinikteki hastaları psikiyatrist yanında gözlemledi. Erenköy Ruh ve Sinir Hastanesinde AMATEM ve K1 servislerinde görev aldı. Varoluşçuluk ve Logoterapi & Cinsel Terapi Eğitimini & Çözüm Odaklı Terapi & BDT-Bilişsel Davranışçı Terapi & Şema Terapisi & Oyun Terapisi Eğitimlerini almış. Süpervize edilmiş ve bu eğitimler doğrultusunda terapilerini yürütmektedir. Cinsel terapi, Varoluşçuluk ve logoterapi, çocuk-ergen-çift-aile için Çözüm Odaklı terapi, Yetişkinlerde Bilişsel Davranışçı Terapi(BDT) uygulamaktadır. Ayrıca yıllarca anaokullarına psikolog olarak destek sağlamıştır. Okan Üniversitesi Sağlık Odaklı Klinik Psikoloji master programını tamamlamış ve yetişkin, ergen, çocuk psikolojisi üzerine araştırma ve uygulama alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Sosyal sorumluluk açısından yoğun olarak projeler üretmektedir. Soma(Manisa)’da ve Aladağ(Adana)’da her sene, yaz okullarında durumu olmayan köy çocuklarına atölyeler açmaktadır. Çevre için Çöp Toplama projeleri; yaşlılar için Darülaceze projesi yapmaktadır. Yaklaşık 4 yıl Pendik Şifa Hastanesi ve Özel Doğan Hastanesi'nde danışanlarını görmüştür. Sonrasında Dünya Danışmanlık ve Psikoloji Merkezi adıyla kendi kurumunu açmıştır. Aktif olarak danışan görmeye devam etmektedir. Şema terapisi uygulayıcısıdır. Kurumda birçok uzmanla birlikte destek vermeye, stajyer yetiştirmeye ve kurumlara da danışmanlık sağlamaya devam etmektedir. Aynı zamanda, Bilginet Akademi’de ve kendi kurumunda Oyun Terapisi eğitimi vermektedir. Uygulamalı Psikoloji Doktora Programı halen devam etmektedir.

Related Posts

Bir Emeklinin Günü: Sessiz Gerçekler

Her şeyden önce bir emeklinin günü sabah erken saatlerde uyanmakla başlar. Çoğu emekli için hâlâ alışkanlıktır. Alarm kurmaya gerek yoktur; çünkü yılların getirdiği disiplin, bedene yerleşmiştir. Ancak, bu sabahların bir…

Yapay Zekâ Çağında Emeklilik

yapay zekâ çağında teknoloji hayatımızı hızla değiştiriyor. Özellikle, yapay zekâ artık sadece gençleri değil, emeklilik dönemini de doğrudan etkiliyor. Bu nedenle, emeklilik artık sadece dinlenme dönemi değil; aynı zamanda yeniden…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.