İhtiyaç Var mı ve Sonuçları

İhtiyaç var mı diye sormamız gerekmektedir.

Özellikle de ihtiyaç olması risk almayı gerektirmez.

İhtiyaç ve Kirlilik Yaratmak
İhtiyaç ve Kirlilik Yaratmak

Pekiyi İhtiyaç nedir önce tanımını doğru öğrenerek başlayalım. https://acikders.ankara.edu.tr

Tatmin edildiğinde, karşılandığında haz veren hislere ihtiyaç denir.

Her şeyden önce önemli olan bir şeyin yokluğu hissedilmeli, eksikliğin ortadan kaldırılması için çaba harcanmalıdır.

İnsanların hayatını devam ettirebilmeleri için mutlaka tatmin etmek durumunda oldukları ihtiyaçları ifade etmektedir.

Beslenme, giyinme ve barınma gibi.

Dünyamız her geçen gün kirleniyor ve bu kirlenme doğa kirliliği olmanın yanında bir de diğer

farklı insani yönlerden de olmaktadır.

Özellikle tüketim toplumunun alışkanlıklarını kontrol edememesinden kaynaklı bir çok şey

ihtiyaçtan fazla üretiliyor ve de tüketiliyor.

Bugün içinde olduğumuz toplumların tüketim alışkanlıklarını incelediğimizde yiyeceklerden

kıyafete, içme suyumuzdan kullandığımız enerjiye ihtiyaç olan nedir diye sorgulamadan bilinçsizce harcayıp, tüketiyoruz.

Bunun için de devletler, hükümetler tarafından tüketen toplumlar oluşturulmaktadır.

Kurulan ekonomik düzen içerisinde devletlerin büyüme endekslerine göre insanlar üretim

ve harcamaya teşvik edilerek ekonomiler döndürülmeye çalışılmaktadır.

Bu Durum Sürdürülebilir mi?

Bugün itibari ile geldiğimiz noktaya baktığımızda küçüğünden büyüğüne, dar gelirlisinden

zenginine hepimiz daha fazla kazanmak ve harcamak için yaşamaktayız.

Bu fazlaca üretmek ve de tüketmek de hem insanlığa hem de dünyamıza zarar vermektedir.

Bu konu ile ilgili olan Çevre ve Atık Problemi yazımızı da okumanızı öneririz.

Son yıllarda yaşadığımız Covid 19 pandemisi sebebi ile evlere kapanıp kaldığımız ve yavaşlayan yaşantılarımızda bu durumu daha iyi gözlemleme fırsatı bulduk.

Fakat bilinçli kişiler zaten normal hayatlarında da bir şeyi almadan veya bir harekete geçmeden önce kendine buna ihtiyaç var mı sorusunu sormaktadır.

Çevremizde her gün her çocuk sahibi kişinin çocuklarını sevdiğini söylediğini ve onlar için her şeyi yapmak için çalışıp çabaladığını duyarsınız.

Fakat onların gerçekten bunu ne kadar bilinçli olarak söylediklerini durup düşündüğümüzde bunu pek derinlemesine düşünerek söylemediklerini görürsünüz.

Şöyle ki, çocuğunuza iyi eğitim vermek, her istediğini almak onu çok sevdiğinizin tek göstergesi olamaz.

Ancak her istediğini almak veya yapmak onun ihtiyacı olandan fazlasını vermek anlamına gelmektedir ki bu da doğru olmayacaktır.

Bu aşırı tüketim alışkanlıklarımızdan vazgeçmek için küçük yaştan çocuklarımıza eğitim vermeliyiz.

Her ne kadar büyükler alışkanlıklarından vazgeçmekte zorlansalar da dünyayı 10 yaşından küçüklerin kurtaracağı bir gerçektir.

İhtiyaç Var mı Kendinize Sorun

Örnek vermek gerekirse gereğinden fazla giysi, ayakkabı almak onun ihtiyacı olanından fazlasını vermek olacaktır.

Bu da hem dünya kaynaklarını tüketmek ve bu üretimin yapılabilmesi için çevreyi kirletmek anlamına gelecektir.

Bu da sizden sonraki nesillerin kaynaklarının azalmasına ve çevrenin kirlenmesine neden olacaktır.

Çocuğunuzun sizin yaşamınızdan sonraki hayatında gereken yaşam şartlarını düşünmeden tükettiğiniz anlamına gelmektedir.

Buna göre canınızdan çok sevdiğinizi söylediğiniz kişinin yaşam şartlarını kötüleştirmiş olmuyor musunuz? Bu nasıl sevgidir?

Sonuçta o zaman doğru olan;

Her hareketinizden önce buna ihtiyaç var mı diye kendinize sormadan o adımınızı atmamalısınız.

Belki klişe bir söz olacak ama ” Paylaşmak güzeldir” sözünü yaşamımızın bir parçası haline getirmeliyiz.

Evde bulunan fazla kıyafetlerinizi ihtiyacı olan birileri ile paylaşın.

Zamanında fazla aldığınız veya giymediğiniz, kullanmadığınız eşyaları bir başkaları ile paylaşma alışkanlığınızı geliştirin. Bunu çocuklarınıza da öğretin.

Sonuçta hem bir gerek duymadığınız eşya veya yiyeceği ihtiyaç sahibi ile paylaşmış olacaksınız hem de evinizde daha fazla yer açılmasının yanında bu konuda üretimin azalmasına katkı vermiş olacaksınız.

Aynı şekilde her tür atığınızı geri dönüşüm kutularına koymanız da benzer etki yaratacaktır.

Mehmet Ali Tekinsoy

35 yıllık çalışma hayatım sonrasında 2018 yılında emekli oldum. Bu 35 yılın bir bölümünde BAĞKUR' lu olarak kendi işlerimi yaptım, bir bölümünde de SGK' lı olarak özel şirketlerde yönetim kademelerinde yer aldım. Bu süre içerisinde edindiğim çalışma hayatındaki deneyimlerim, emekli olma kararım sonrası tecrübelerim ile emekli olduktan sonra geriye doğru baktığımda yaşadıklarımdan yola çıkarak, nelerin sizlere yararlı olacağını düşünerek bu blog da sizlerle paylaşacağım yazıların esasını oluşturdular. Zaman zaman güncel bilgiler, kişilerin yaşamlarından kesitleri de paylaşacağım. Hepsi insan yaşamından kareler içerecek.

Related Posts

Yaşlılıkta En Büyük Korku

Yaşlılıkta en büyük korku insan hayatı ilerledikçe önceliklerin değişmesidir. Peki asıl soru paranın bitmesi mi veya sağlığın bozulması mıdır? Gençlikte başarı, kariyer ve gelecek planları ön plandayken; yaş ilerledikçe sağlık…

Homo Hundred (Yüz Yıl Yaşam Çağı) Nedir

Homo Hundred yeni bir kavram ve yaşamın kuralları yalmaktadır. Dünya hızla değişiyor. Özellikle sağlık, teknoloji ve yaşam standartlarındaki gelişmeler, insanların artık çok daha uzun yaşamasını sağlıyor. Günümüzde ortalama yaşam süresi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.