Dünya Kadınlar Günü

29

Her şeyden önce bu yıl Dünya Kadınlar Günü yazımı sizlerle farklı paylaşmak istedim.

Dünya kadınlar günü

8 Mart dünya kadınlar günü için 1910 yılında Danimarka başkenti Kopenhag’ ta toplanan kadınlar kongresinde

karar verilmiştir.

Ancak 1857 yılı 8 Mart’ında ABD de yapılan kadın işçiler yürüyüşünün 54. Yılı kutlamasında ‘’Emekçi kadınlar günü’’ olarak ilan edilmiştir.

Ayrıca 1975 yılından bu yana da Birleşmiş Milletler tarafından karar verilerek Dünya kadınlar günü olarak kutlanmaktadır.

Kendi tarihimiz açısından da 8 Mart 1935 de TBMM 5. Dönem seçimlerinde kadınlarımız ilk kez oy kullanmışlardır.

Dünya Kadınlar Günü ve TÜİK İstatistikleri

Her şeyden önce TÜİK 2020 istatistiklerine göre Türkiye nüfusunun %49,9’unu kadınlar oluşturmaktadır.

Dünya kadınlar günü ve TÜİK rakamları
Dünya kadınlar günü ve TÜİK rakamları

Bu da 41 milyon 698 bin 377 kişiye denk gelmektedir.

Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı

yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti.

Ancak kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda %52,2 iken,

90 ve üzeri yaş grubunda %73 olmuştur.

Türkiye geneli için toplamda 78,3 yıl, kadınlarda 81,0 yıl, erkeklerde 75,6 yıl oldu.

Ayrıca genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup doğuşta beklenen yaşam süresi farkı

5,4 yıldır.

Ayrıca 25 ve daha yukarı yaşta olan ve en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların toplam nüfus içindeki oranı

kadınlarda 2018 yılında %84,5 dir.

Ancak 2018 yılında üniversite mezunu kadınların toplam nüfusa oranı %17,5 olmuştur.

Kadınlarda çalışma hayatında kalma süresi 19,0 yıl olmuştur.

Sonuç olarak kadınların en yüksek ücret aldığı sektörler Finans ve sigortacılık olmuştur.

Kadınlar tüm eğitim düzeylerinde erkeklerden daha düşük ücret almışlardır.

Mesela TBMM de temsil edilen partiler nezdinde kadın milletvekili oranı %17,3 olmuştur.

2019 yılında ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda % 25 dir.

Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranı ise %14,3 olmuştur.

2018 yılında Türkiye genelinde ölüm nedenleri incelendiğinde ilk sırada %38,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları

yer almış.

Bu konudaki Dünya Kanser günü ve Bilmemiz Gerekenler ve Sigara Tüketimi yazılarımızı okumanızı öneririz.

İkinci sırada %19,7 ile iyi ve kötü huylu tümörlerdir.

Üçüncü sırada ise %12,5 ile solunum sistemi hastalıkları yer almıştır.

Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre Kadınlarda mutluluk oranı %57 olmuştur.

Bir kez daha Dünya kadınlar günü kutlamasını gerçekleştirmekte olduğumuz bu gün yine birçok kadın cinayeti

haberi vardı.

Kadının kıymeti bilinmedikçe toplumun gelişmeyeceğini ve bu kadınlarımızın anne olarak çocuklarımızın ve

toplumumuzun gelişiminde katkıları olduğunu unutmayalım.

Her şey Bir Kadınla Değişti

Her şeyden önce 42 yaşındaydı…

Ancak çok yoğun çalışıyordu, bir şirkette terzilik yapıyordu.

Amerika’nın Montgomery şehrinde yaşıyordu, adı Rosa Parks’tı.

O günlerde zenciler otobüsün arka kısımlarında oturuyorlardı, beyazlar ayakta seyahat etmezlerdi, beyazlara

ayrılan yerler bittikten sonra sırayla zencilerin olduğu yere gelir, zenci kalkar yerini beyaza verirdi.

Günlerden 1 Aralık 1955 Perşembe’ydi.

Rosa yine çok yorgun bir şekilde otobüse bindi, kendisine ayrılan yere geçti ve oturdu.

Beyazlar binmeye başladı, bir süre sonra beyazların yeri bitince, zencilerin olduğu yere geldi beyazlar.

Bir, iki, üç zenci kalktı yerini beyazlara verdi.

Yer verme sırası Rosa’ ya gelmişti.

Rosa yerinden kalkmadı.

Şoför arabayı durdurdu ve Rosa’ya kalkması gerektiğini söyledi,

Rosa kalkmadı.

Kalkmıyorum diye yanıt verdi, çünkü kalkıp yerimi bir başkasına vermem gerektiğine inanmıyorum diye devam etti.

Bunun üzerine şoför otobüsü durdurdu, polis çağırdı ve polis Rosa’yı tutukladı.

Kefaletle serbest kaldığında aslında bu eylem çok umursanmadı.

Ancak Alabama Üniversitesindeki bir profesör olaydan haberdar oldu, bu olayın üstüne gitmeye karar verdi ve

Montgomery halkını otobüsleri boykot etmeye çağırdı.

Martin Luther King

Boykot başarılı olunca, zenciler devam kararı aldılar ve birlik oluşturmaya karar verdiler, bu birliğin başına da

kimi getirdiler?

26 yaşındaki genç vaiz Martin Luther King.

Zencilerin hayatını değiştiren büyük adam böyle bir olay sayesinde Dünya ile tanıştı.

Mahkeme günü geldiğinde ABD’nin, tüm zencilerin, beyazların ve siyasilerin gözü bu mahkemedeydi.

Rosa 14 Dolar para cezası aldı ama artık bu boykot engellenemezdi.

bunu takiben 381 gün tek bir siyah bir daha otobüse binmedi, kilometrelerce yürüdüler.

Ama hiç otobüse binmemişlerdir.

Otobüs firmaları battı, beyazlar da destek verdi bu boykota,

birçok zenciyi kendi arabaları ile işe getirip götürdüler.

Ve 1956 yılında ABD Anayasa Mahkemesi, otobüslerde renk ayrımını kaldırdı,

artık otobüste zenci – beyaz isteyen istediği yere oturacaktı,

ayrıca kimse kimseye yer vermeye mecbur değildi.

Sonuç olarak Martin Luther King https://tr.wikipedia.org/ daha sonra aldı başını gitti,

onu anlatmayacağım.

Ama BİR KADIN ile.

Her şey bir KADIN ile başladı.

Neler olduğunu belki daha önce okumayan, bilmeyen arkadaşlarım için anlatmak istedim.

Gücümüzün fakında olalım.

Sevgilerimle,

Kaynak: Haluk İlhan’ dan alıntıdır.

Kadın

Dünya Emekçi Kadınlar Günü
Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Her şeyden önce altıncı gün dolmak üzereydi
Ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya;

Ama ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun?
diye sordu.
Tanrı yanıt verdi:

Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.
dedi.

Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.

Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.

Fakat bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,

Ayrıca dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.

Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli..

Melek sordu:

Kaç eli, kaç kolu olacak?

Sadece iki.

İki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…

Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…

Onu çok yumuşak yapmışsın.

Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…

Düşünmeyi de bilecek mi?

Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Sonuç olarak aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
Hem de mücadele etmeyi,
Ancak düşüncelerini savunmayı,
Ayrıca sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı:

Buna gözyaşı denir.

Neye yarar?

Kendini ifade etmeye yarar.
Ayrıca Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
Ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur:
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
Sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir;
Sustuğunda çığlığını duyurabilir;
Öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
Ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
Mutlu olunca ağlayabilir,
Korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder;
Haksızlığa karşı savaşır,
Çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.

Amma çok marifeti varmış!

Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip,
Elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
Ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…

Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok?

Hiç olmaz olur mu?
Var bir hatası:
“Ne kadar değerli olduğunu unutur…”

Kaynak: Can Yücel

Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
KIRKINDAN SONRA © Copyright 2020. All rights reserved.
Close
× Bize yazabilirsiniz !