Kripto Para Üzerinden Dolandırılmanın Sebepleri

Ülkede kripto para ile ilgili ard arda patlayan üçüncü parasal dolandırıcılık halinin

(Forex, Thodex ve Vebitcoin vakalarının) ortaya çıkmasının ardındaki psikolojik, sosyolojik ve politik nedenlere kısa bir bakış.

Ayrıca bu konudaki Monkey Business ve Kripto Para Borsası ve Finansal Okuryazarlık Nedir? yazılarımızı da okumanızı öneririm.

Ayrıca vergi usul kanununda bu konuda yapılan değişiklikleri takip etmek için ise Sirküler yazımızı güncel olarak takip etmenizi öneririm.

İçinde bulunduğumuz bir senden fazla zaman diliminde kısıtlı ve sınırlı olarak duruyoruz.

Kah eve kapanıp kah açılıyoruz.

Kripto Para ve Güven
Kripto Para ve Güven

Ancak ne zaman özgürlüğümüzün kısıtlanacağı belirsizliği güvensizliğimiz de tetikliyor.

Güvenli olma ihtiyacımız, gün içerisindeki hareketimizden ay boyunca yapacağımız tüm tutumlarımızı etkileyerek

nasıl davranacağımızın belirsizliğiyle hem çevrimize hem kendimize olan güven sorununu ortaya çıkarır. https://www.dunya.com/

Hem yarının ne olacağının bilinmezliği algısı hem de kendimize tutarsız şekilde davranışlarımıza sebep olurken,

başaklarının sözünde durmuyor olması da dışarıya olan güven duygumuzu günden güne zedeler.

Bu da sanki küçük bir çocuk bilinciyle şuursuzca davranırken geçmişe bir an geri gidip saniyeler içerisinde geri

dönmemize sebep olan ya bir ses ya da bir cümledir duygularımızı yerle bir eden.

Bu bazen güvenli bir ortam da yaratmaktadır.

Kripto para ile ilgili bazı regilasyonlar oluşturuldu.Vicdan Nedir

Üstelik kripto para ve benzeri konulardaki dolandırıcılıklarla ilgili olarak da bankalar müşterilerine uyarı mesajları göndermekteler.

Bunu fark ettiğimizde artık yetişkin olduğumuzu kendimize hatırlatarak çaresizlik zincirlerinden kendimizi o an da özgürleştirebiliriz.

Kripto Para Üzerinden Regrese oluruz

Güven içindeyken duygularımızın arasında salınmayız.

Ya da güven ortamı çok tanıdık olduğu için de oradan çıkmak istemeyiz.

Kripto Para ve Regrese Olmak
Kripto Para ve Regrese Olmak

Hareket etmeden belki de dona kalarak hep bir geçmişe saniyeler içinde gidip hem de

hiç anlamadan bizi geri getiren anılar cümbüşü kafamızı karıştırır.

Duygular, kokular, sözler ve görüntüler hatta tanıdık güven dolu bir ses alıp bizi götürürken güven ihtiyacımızı

gidermeye çalışırız.

Güvenlik Arayışı

Aslına bakarsanız özellikle bu zamanda güvenli ortam arayış ihtiyacı bizi sürekli tetikte tutar.

Genellikle çok sorgulattırıp fazla da hata yapma riski içerebilmektedir.

Tüm bunlar olurken duygularınızla beraber geçmiş anılarda kendinizi sıklıkla buluyorsanız,

kendinize şimdi ve burada olduğunuzu hatırlatın.

Aynı senaryo gibi gelse de kişiler ve zamanın farklı olduğunu kendinize hatırlatın.

Bilin ki zihin kelimelere tutsak bir köledir, duyduğuna inanmaktadır.

Ne söylerseniz ona inanacaktır.

Daha fazla güvende olma ihtiyacı hissediyoruz.

Şu anda insanların hayatta kalma ihtiyacıyla beraber bunu güçlendiren parasal olarak da güçlü olma istek ve

ihtiyacı ortaya çıktı.

Vergiler, ticari giderler, evdeki ihtiyaçlarının karşılanması derken sürekli eriyen paranın değer kaybetmesi üzerine

bir de döviz kurunun yükselmesi insanların daha da fazla para kazanmaya itti.

Bir nevi çaresizlik hata yapmaya yöneltti.

Tabii bunda bireyin daha çok, daha da çok para istek ve davranışı

kolay yoldan ve kısa sürede nasıl para kazanırım sürecinde dolandırıcıların başrol oynamasına sebep olmuştur.

Bu kandırmaca da, kandırılmayı bile sorgulamayan, güvenilir,

başkalarını röntgenleyerek yalancı güven arayışımızı yaratma içindeyizdir.

Aynı küçük bir çocuğun ebeveynlerini gözlemesi ve onu olduğu yerde küçük bir çocuk misali tepinirken refaha

kavuşturmasını istemesi örneğinde olduğu gibi.

Özetle, altının temizlenmesi veya karnının doyması gibi temel ihtiyaçlarının giderilmesi için annesini veya bakım

vereni kollayan bir bebeğin izlediği röntgen süreci.

Şu anda pandemi süreci de neredeyse aynı.

Parasal olarak karnımızın doyması, doyan karnın da sağlıklı bir şekilde boşalmasını içerir.

Sağlıklı bir şekilde boşalmayan ve ikinci beyin olarak son zamanlarda tanımlanan bağırsak, kafa karışıklığına

sebep olduğu için para sorunsalı yaratacaktır.

Güven sorunu yaşayan bağırsak davranışı

Bağırsak sürekli tetiktedir.

Kripto Para Borsası
Kripto Para Borsası

Ya kabızdır yani cimrileşmiştir veremiyordur ya da gaz çıkarma şeklinde sürekli havadar olduğu için ne geliyorsa

uçup gidiyordur.

Yani tutma bırakma dengesi bağırsakta bozulunca parasal olarak da alma verme dengesi hayatta bozulmaktadır.

Bunda regrese olmanın yani farkında olmadan geçmişe yaptığımız anlık yolculukların çok büyük bir rolü var.

Rol diyorum çünkü hepimiz kendi hayatımızdaki oyunlarımızın içindeyiz.

Bağırsak ikinci beyin olarak son zamanlarda nitelendirildiği için düşüncelerimiz bağırsaklarımızı kitler.

Daha bu cümle bile bağırsak ahenginin bozulması için yeterlidir çünkü “kilitlemek” komutunu kendi kendimize

vererek beyni harekete geçirdiğimizi neredeyse hiç farkında değiliz.

O sebeple pozitif olmalı ve olabildiğince de pozitif kalmalıyız ki bağırsaklarda olumlu etkilensin.

Kripto Para ve Güven Duymak

Güven ailede başlar, devlette devam eder, politikada sendeler mi bilemeyiz.

Aile içinde erken çocukluk döneminde başlayan güven kodlaması süreçte iş ilişkileri, sosyal çevre dinamikleri ve

beraberinde pek çok davranışımızı etkiler.

Bu da ailelerin çoğu zaman güven konusunu doğru anlamamış olmalarıdır.

Doğal olarak doğru konumlandırılamayan güven erken çocukluk dönemindeki çocuğa doğru bir şekilde aktarılamaz.

Sınır problemleri ve çocuğun duygusal ve fiziksel olarak nerede duracağını bilemediği durumlar ortaya çıkar.

Genellikle dünün çocukları bugünün yetişkinleri olarak çoğunlukla susan, görse de karışmayan,

görmezden gelen tutum içinde olabiliriz.

Çocuk daha erken dönemde bilip tanımlamadığı konularla ilgili daha fazla risk alabilmektedir.

Çünkü daha datasında riske dair bir tanımı yoktur.

Yetişkinlikte de bu sınırı mantıklı diye nitelendirilen ve can yanmanın son noktasındaki tanımı olarak ifade edilen

riski alarak günü zorlayacaktır.

Çocukta bu “daha fazla risk” tanımı canının dayanamayarak yandığı ilk ana denk gelebilir.

Yetişkinlikte risk algısı geliştiğinden çocuğun can yanmasıyla yer değiştirecektir.

Kayıp ve kazanç olgusu da bu şekilde edinilen risk tanımıyla yer değiştirir.

Acıdan kaç hazza koş sözü tam da bu durum için söylenmiş gibidir.

Bununla baş edebilmek için haz ve acı tanımınızı netleştirdiğinizde bir yerden bir yere koşmaya gerek

kalmayacaktır.

Bağlanma Kuramı

Güvenli bağlanma ve güvensiz bağlanma olarak ayrılır ve tüm problemli durumlar çoğunlukla güvensiz

bağlanmanın içeriğidir.

İlk doğduğumuz andan itibaren 2 yaşına kadar bir model geliştiririz.

Bağlanma davranış sisteminin;

Fiziksel, psikolojik veya hayatta kalmaya dair ortaya çıkan hastalık, açlık, salgın gibi durumlarda bağlanma

figüründen uzaklaşmak ya da araya mesafe girerek hayatsal tehdit oluşturması gibi durumlarda etkinleştirildiği söylenmektedir.

Bağlanma teorisinin kuramcısı Jhon Bowlby’e göre bağlanma, bir kişinin korktuğunda, yorulduğunda veya hasta

olduğunda bir figürle ilişki kurmak ya da yakınlık aramak için duyduğu güçlü bir istektir ve duygusal bir bağdır.

Günümüzde yaşanan ve bu kadar duygusal ağa takılmamızın sebebini de bir nevi oluşturmaktadır. 

Kandırılma ve dolandırıcılık sistemindeki bireyin güven arayışı ve bu ihtiyacın karşılanma biçimi tamamen çocuk

benliğimizin yetişkinlikteki tezahürü şeklindeki davranış biçimidir.

Kurumsal duruş aldanma sebebi olmamalı

Dolandırıcıların, hızlı dönüşü yani hemen cevap vermesi, çocuğun taleplerine bakım verini tarafından hemen

cevap verilmesi tutumu içindeki paniği, heyecanı ve isteğinin yerine getirilmedeki davranış modeline

hemen hemen karşılık gelir.

Dolandırıcılık
Dolandırıcılık

Bebeğin ihtiyaçların giderilmesine bağlı olarak rahatlatma ve ilişkinin bu şekilde bakım verenle sürdürülmesi.

Kurumsal cevap verme şekli ve detaylı bilgi içeriğini okumak ve görmek, çocuğun duyu organlarıyla anneye

bağlanma ihtiyaçlarını da giderir.

Bununla birlikte bu kişilerin güven veren ses tonu veya görüntüsündeki temizlik, sadelik ya da samimi ifade

bireylerin yanılma ihtimalini daha fazla beslemektedir. Yaşlı Bakım Teknolojileri

Bu sebeple regrese olan birey gerçeklik yanılgısıyla kandırılmaya müsait bir yetişkin çocuk haline gelebilmektedir.

Bunu bugünkü paranın psikolojik sonuçları olarak yaşamaktayız.

Şimdi değilse bile başka konularda kandırılma, yanılma, yine hata yapma ihtimalini yaşamak istemiyorsak

duygusal açlık, boşluk ihtiyacımızın kaç yaşında olursak olalım karşılanması önemlidir.

Şu andan itibaren süreci yönetebilir ve daha iyi bir hale yönlendirebilirsiniz.

Bu konuda psikolojik destek alabilir ve çalışabilirsiniz..

Süreç maalesef tek başına baş edilebilecek kadar basit değildir.

Çünkü zihin sürekli oyun halinde ve manipülasyona açıktır.

Bu sebeple karşıdan tarafsızca gözlem yapacak bir profesyonele ihtiyaç duyulmaktadır.

Yaralarımızın hızlıca sarılması için el ele vermek dileğimle.

Pelin Narin Tekinsoy

YAŞAMIN BİRİNCİ EVRESİ – KİŞİSEL VE EĞİTİMSEL GELİŞİM VE EDİNİMLER • Ocak.1974 de doğdu Pelin Narin. Bunu hiç saklamadan söylüyor. O kadar çok şey sığdırmış ki hayatına, yaşını hesaplamayı hiç düşünmemiş. Onun için yaş, öğrendikleri, biriktirdikleri ve deneyimledikleri olmuş. • Babasının akademik çalışmalarından dolayı çocukluğunu kendi deyişi ile “lojman çocuğu” olarak geçiren Pelin hanım, ormanlık bir alan içinmdeki iki katlı bahçeli evlerinde pek çok hayvan tanıdı. Annesinin ağaç ve bahçe sevgisi ve ilgisi sayesinde, meyve, sebze ve toprak üçlemesinin didaktik evrimine küçük yaşlarda şahit oldu. • Onun hep acelesi vardı. Hep birşeyleri toplayıp biriktirmenin telaşındaydı. 4 yaşında baleye 5 yaşında ilk okula başladı. Gururla bahsettiği, güvenle yaslandığı ailesi de önünde değil, arkasında durarak Pelin Narin’in enerjisine kucak açacak ortamların kapısını onunla birlikte çaldılar. • Takipçi değil takip edilen, gölgede kalan değil önde giden, gölge değil ihsan eden olmayı seçti hep. • 8 yaşında halk oyunları birinciliklerini toplayan ilkokul ekibinin bir parçasıydı. • Sonrasında o, hep toplamaya devam etti. Bilginin “Ego” yu dengeleyen çok önemli bir payda olduğunu da kavradı ilerleyen yıllarda. • Yüzme ve masa tenisi sayesinde bireysel gelişim ve rekabetin, kulübü bir üst lige taşıyan kadro içinde yer aldığı BOTAŞ Kadın Basketbol takımında ise ekip ruhu ve takım çalışmasının farkına vardı. • Pelin Narin İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi, İnşaat Fakültesi, Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra; bir zihin tekniği “Transandantal Meditasyon” yöntemi ile tanıştı. Stresleri çözerek enerjiyi, yaratıcılığı ve zekayı güçlendiren, ayrıca akıl, beden, duygu ve ilişkileri zenginleştiren, gelecek planlarına ışık tutacak olan bu tekniği hala kullanmaktadır. • Pelin hanım 1999’dan 2004 yılına kadar STK Gençlik Kollarında çeşitli görevlerde yer alarak bireysel gelişimine katkıda bulunmayı sürdürdü. Psikiyatr Dr.R.Sabri YURDAKUL ile birlikte “motivasyon bozukluğu ve hiperaktivitesi olan çocuklar”la çalışmalar yaparak, özel dersler verdi. • 1993’te severek ve isteyerek başlayıp aynı hevesle 1997’de tamamladığı lisans programının edinimlerini aktif uygulama içinde deneyimleme olanağını ilk olarak 1999’da TMMOB Harita Mühendisleri Odası Ankara Genel Merkezinde Müdür olarak göreve başlamasıyla gerçekleştirdi. • 1999’da Adana’ya dönerek Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Fakültesi Toprak Bölümünde uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri konulu Yüksek Lisansını yapmaya devam ederken, 2001’de Öğretim Elemanı olarak Ç.Ü. Ziraat Fakültesi’nde çalışmaya başladı. • Bu süre içerisinde; akademik görev ve çalışmalar arasında, yurt dışı-yurt içi posterler ve makaleler hazırladı. Hem Çukurova Üniversitesinde hem de Şanlıurfa Harran Üniversitesinde, takip eden yıllarda BİLİM ADAMI YETİŞTİRME GRUBU, TÜBİTAK Yaz Okulunda, eğitimci ve yürütme kurulu üyesi olarak yer aldı, TÜBİTAK ders notu hazırladı.

Related Posts

Emekliler ve Barınma Krizi

Türkiye’de son yıllarda en hızlı büyüyen ekonomik sorunlardan biri barınma krizi haline geldi. Artan kira fiyatları, yükselen konut maliyetleri ve düşen alım gücü; özellikle emeklileri, öğrencileri ve maaşlı çalışanları derinden…

Dünya Müzeler Günü ve Müzelerimiz

Her yıl 18 Mayıs Dünya Müzeler Günü, yalnızca eserlerin sergilendiği mekânları değil; İnsanlığın ortak hafızasını, kültürel mirasını ve geçmişle kurduğumuz bağı hatırlatıyor. Bir müzeye girdiğimizde aslında yalnızca taşları, tabletleri ya…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.