Gelecek ve Yaşlanmak

Gelecek, daha gelmemiş olan, yaşanacak zaman demektir.

Varış zamanı ve fizik kanunlarının varlığı için kaçınılmaz sayılmaktadır.

Her şeyden önce var olacak her şeyin kalıcı olarak kategorize edilmesi anlamına gelmektedir. 

Gelecek ve yaşlanmaya çare bulmak
Gelecek ve yaşlanmaya çare bulmak

Sonsuzluk ve gelecek kavramı felsefe, din ve bilimin ana konuları arasında yer almaktadır.

Her canlının belirli bir yaşam süresi vardır. 

Ancak, gelişimi tamamlayan her canlı daha sonrasında yaşlanmaya başlamaktadır.

Sonuçta, yaşlanma sonucu ölüm meydana gelmektedir.

Fakat yaşam uzunluğu türlere göre değişkenlik göstermektedir.

Ama ömür ile vücut büyüklüğü arasında herhangi bir bağlantı bulunmamaktadır.

Yaşlanmanın Nedenleri

Canlıların yaşlanma sürecini yapısal ve dış faktörler belirlemektedir.

Ancak, insanlar açısından bakıldığında yapısal faktörler arasında en önemlisi serbest radikallerdir.

Çevresel ya da yapısal faktörler akut ve güçlü olduklarında ölüme, küçük miktarlarda ve kronik etkilerini birikerek gösterdiklerinde ise yaşlanmaya neden olmaktadırlar.

İnsanların yaşlandıkça çok sayıda dejeneratif hastalıklarla karşılaşmalarının temelinde bu faktörlerin etkisi vardır.

Her canlı gibi yaşlanma hızı bireysel farklılıklar göstermektedir.

Ancak, bireysel farklılıklara neden olan çok sayıda faktör vardır.

Dna ve hücrelerin etkilenmesi
Dna ve hücrelerin etkilenmesi

Bunlar arasındaki en önemli faktör “genetik eğilim“dir.

Anne ve baba ile onların atalarındaki yaşam süresi çocuklarının yaşam süresini önemli düzeyde etkilemektedir.

Kalıtsal olabilen hastalıklar (metabolizma hastalıkları; örneğin diabet), kanser oluşumunda etkili gen mutasyonları vb yaşam süresini kısaltmaktadır.

Ayrıca çevresel faktörler şunlardır;

Beslenme bozuklukları, aşırı kalori yüklenme ya da açlık,

Sosyal çevre, hareketsizlik, stres

Toksik maddeler, alkol, sigara, eroin, kokain, amfetamin gibi toksik maddelere bağımlılık,

Mesleki olarak; madencilik, radyasyonlu işler, iş kazaları gibi etkenlerdir.

Yaşlanma Modelleri

Her şeyden önce model sistemler üzerinde yalpan çalışmalar, yaşlanmanın bir gen grubu tarafından kontrol edildiğini göstermektedir.

Bu kapsam içinde;

Hücre yaşlanması 

insanlar yaşlandıkça hücrelerinin yenilenme hızı da düşmektedir.

Çocuklardaki hücre yenilenmesi yaşlı bireylere oranla çok hızlı ve sağlıklıdır.

Yaşlılardaki hücre yenilenmesi ise “yaşlanma olgusunun aşırı ivme kazandığı” hastalardan daha yavaştır.

Örneğin vermek gerekirse, DNA mutasyonu sonucu ortaya çıkan Werner sendromunda yaşlanma belirtileri çok erken yıllarda ortaya çıkmaktadır.

Metabolik ve Genetik zararların birikmesi durumunda ise; 

Organizma tarafından onarılamayan ve etkileri birikerek artan faktörlerden oluşan zararlar oluşmaktadır.

En iyi örnek “serbest oksijen radikalleri ”dir. (ROS)

Aşırı Serbest oksijen radikalleri oluşumu ya da antioksidan madde yetersizliği yaşlanma sürecini aşırı biçimde hızlandırmaktadır. https://tr.wikipedia.org

Yaşlanma ile ilgili Gerontoloji yazımızı da okumanızı öneririm.

Gelecek ve Bilim Ölümü Yenebilir mi?

Gelecek ve yaşlanmak

Her zaman ölümsüzleşmek konusunda çalışmalar yapan insanoğlu bilimdeki ilerlemeler sonucunda yaşam süresini uzatmayı başarmış olmakla birlikte, ölümsüzlük konusunu uzun bir süre daha çözebileceğini düşünmemekle birlikte araştırmalarını sürdürmektedir.

Özellikle genetik faktör başta olmakla birlikte, yaşlanmayı geciktirici beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzına göre 90-100 ve hatta 130 yaşına kadar yaşam uzayabilmektedir.

Bu konuda çalışmalara ve araştırmalara hız verilmiştir.

Mesela;

Birçok ilke imza atarak son dönemde gündemde olan Amazon’un sahibi Bezos Cambridge, İngiltere’de bir laboratuara yaşlanmayı geciktirecek araştırmalar yapması için 274 Milyon USD. Vermiştir.

Benzer şekilde, Google’ in kurucusu Sergey Brin ‘’Uzun ömür Laboratuvarı’’ olarak da anılan ‘’CALİCO’’ ‘ya 1 Milyar USD. Yatırım yapmıştır.

Ayrıca, Paypal’ ın kurucusu Peter Thiel ise ‘’SENS Research’’’e 2,5 Milyar USD. Bağışlamıştır.

Sonuçta çalışmalar meyvesini verdiğinde mutlaka amaca hizmet eden bulgulara ulaşılacaktır.

Mehmet Ali Tekinsoy

35 yıllık çalışma hayatım sonrasında 2018 yılında emekli oldum. Bu 35 yılın bir bölümünde BAĞKUR' lu olarak kendi işlerimi yaptım, bir bölümünde de SGK' lı olarak özel şirketlerde yönetim kademelerinde yer aldım. Bu süre içerisinde edindiğim çalışma hayatındaki deneyimlerim, emekli olma kararım sonrası tecrübelerim ile emekli olduktan sonra geriye doğru baktığımda yaşadıklarımdan yola çıkarak, nelerin sizlere yararlı olacağını düşünerek bu blog da sizlerle paylaşacağım yazıların esasını oluşturdular. Zaman zaman güncel bilgiler, kişilerin yaşamlarından kesitleri de paylaşacağım. Hepsi insan yaşamından kareler içerecek.

Related Posts

Yapay Zekâ Çağında Emeklilik

yapay zekâ çağında teknoloji hayatımızı hızla değiştiriyor. Özellikle, yapay zekâ artık sadece gençleri değil, emeklilik dönemini de doğrudan etkiliyor. Bu nedenle, emeklilik artık sadece dinlenme dönemi değil; aynı zamanda yeniden…

Yaşlılık ve Bakım Ekonomisi

Yaşlılık ve bakım ekonomisi dünyada hızla büyüyor. Üstelik geleceğin en kritik gerçeklerindendir. Ancak bu değişimin en sessiz ama en güçlü boyutlarından biri yaşlanma. Artık insanlar daha uzun yaşıyor. Dolayısıyla, yaşlı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.