Düzce ve Korkutan Deprem

Düzce, Karadeniz Bölgesi’nde yer almaktadır.

Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz Bölümü’nde bulunmaktadır.

9 Aralık 1999 tarihinde Türkiye’nin 81. İli olarak, Düzce Bolu’dan ayrılarak il statüsü kazanmıştır.

Düzce ili ve komşu iller
Düzce ili ve komşu iller

Düzce’ye komşu iller ise; Zonguldak, Bolu ve Sakarya’dır.

Merkeze bağlı;                                                             

Ancak 7 ilçesi bulunmaktadır.

Ama 278 köy,114 mahalle ve 2 beldeden oluşmaktadır.

Ayrıca İl merkezine bağlı olarak da; 

Merkez Belediyesi, Kaynaşlı, Çilimli, Gümüşova, Gölyaka, Yığılca, Akçakoca, Cumayeri ilçe belediyeleriyle Beyköy ve Boğaziçi belde belediyeleri olmak üzere toplam 10 belediyesi vardır. https://tr.wikipedia.org/

Ama nüfusu en az olan ilçesi Yığılca ilçesidir.

İlin toplam nüfusu 400 bin civarındadır.

Düzce’de yüzlerce binanın yıkımına ve 782 kişinin ölümüne neden olan 12 Kasım 1999 depreminin ardından Bolu’dan ayrılarak il olmuştur.

Düzce depremi ve şiddeti
Düzce depremi ve şiddeti

Dönemin hükümeti, Başbakan Bülent Ecevit’in başkanlığında 3,5 saatlik bir toplantı yaparak, 12 Kasım’da deprem felaketine uğrayan Bolu’nun Düzce ilçesinin il olmasına karar verilmiştir.

Düzce’ye yolunuz düşerse;

İsli Balık,

Bazlama,

Çerkez Tavuğu,

Kaşık Makarnası,

Keşli Kaygana,

Un Mancarı,

Hamsili Börek denemenizi öneririm.

Ayrıca Düzce’de;

Ceneviz Kalesi,

Konuralp Müzesi,

Hemşin Camii,

Antik Tiyatro,

Ahmet Dede Türbesi,

Su Kemerleri,

Evliya Camii. Evliya Camii,

Orhangazi Camii görülecek yerleridir.

Düzce Depremi

Her şeyden önce 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminden hemen 3 ay sonra da 12 Kasım 1999’da Düzce depremi olmuştur.

Ancak bu depremin büyüklüğü 7.2 ve merkez üssü Düzce olmuştur.

17 Ağustos Gölcük depreminde 73 km. uzunluğunda olan aynı fayın 30 km.lik batı bölümü yıkılmıştı.

Deprem 30 saniye süreyle devam etmiş ve 710 kişinin yaşamını yitirmesine, 2679 kişinin de yaralanmasına neden olmuştur.

Depremi sonrasında binlerce kişi evsiz kalmıştır.

Ancak henüz daha yaralarını sarmaya yeni başlayacak olan Kocaeli, Değirmendere, Gölcük ve çevresi ile Sakarya’da büyük yıkımlar yaratan 17 Ağustos depreminin hemen arkasından gerçekleşen deprem büyük panik yaratmıştır.

Özellikle çevre il ve ilçeleri dışında Türkiye’nin birçok ilinden de hissedilmiştir.

Diğer deprem yaşayan illerimizden olan İzmir ve Deprem Gerçeği ve Deprem Sigortası yazılarımızı da okumanızı öneririm.

Ayrıca peş peşe gerçekleşen bu iki deprem ile çevre halkı büyük travmalar yaşayarak sürekli yeni depremlerin olabileceği endişesi ile yaşamaya başlamıştır.

Sonuçta bugün bu depremin yıl dönümü olması sebebi ile depremde ölenleri rahmetle anıyor ve depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

Ülkemizin deprem kuşağında olması sebebi ile de her zaman hazırlıklı olmamız gerekmektedir.

Unutmayalım ki Deprem değil binalar öldürüyor.

Bunun için de depreme dayanıklı konutlar inşa etmek gerekiyor.

Mehmet Ali Tekinsoy

35 yıllık çalışma hayatım sonrasında 2018 yılında emekli oldum. Bu 35 yılın bir bölümünde BAĞKUR' lu olarak kendi işlerimi yaptım, bir bölümünde de SGK' lı olarak özel şirketlerde yönetim kademelerinde yer aldım. Bu süre içerisinde edindiğim çalışma hayatındaki deneyimlerim, emekli olma kararım sonrası tecrübelerim ile emekli olduktan sonra geriye doğru baktığımda yaşadıklarımdan yola çıkarak, nelerin sizlere yararlı olacağını düşünerek bu blog da sizlerle paylaşacağım yazıların esasını oluşturdular. Zaman zaman güncel bilgiler, kişilerin yaşamlarından kesitleri de paylaşacağım. Hepsi insan yaşamından kareler içerecek.

Related Posts

Emekliler ve Barınma Krizi

Türkiye’de son yıllarda en hızlı büyüyen ekonomik sorunlardan biri barınma krizi haline geldi. Artan kira fiyatları, yükselen konut maliyetleri ve düşen alım gücü; özellikle emeklileri, öğrencileri ve maaşlı çalışanları derinden…

Dünya Müzeler Günü ve Müzelerimiz

Her yıl 18 Mayıs Dünya Müzeler Günü, yalnızca eserlerin sergilendiği mekânları değil; İnsanlığın ortak hafızasını, kültürel mirasını ve geçmişle kurduğumuz bağı hatırlatıyor. Bir müzeye girdiğimizde aslında yalnızca taşları, tabletleri ya…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.