Kırkından Sonra.

150

Bu yazının başlığı, “Kırkından sonra” dır, Aklınıza yaş ile  ilgili bir çok şeyi getirmiş olabilir.Yas Aldıkça Gençlesebilmek…

Kırk yaş Türkiye yaş ortalamasının yaklaşık yarısına denk gelmektedir.Kadın veya erkek olmamıza göre bu ortalama küçük farklar gösterebilmektedir.Büyük çoğunluğumuz için kırk yaştan önceki dönem kendimizi aradığımız yaşlardır.Kırk yaş Türkiye yaş ortalamasının yaklaşık yarısına denk gelmektedir. Ve paylaşımları
bu yaş aralıklarına göre yapacağız.

Yaş Evreleri.

Kırkından sonra ve öncesi evreler.65+

Yaşamımızda doğduğumuz günden başlayıp ilkokul,ortaokul, ergenlik çağı, lise dönemi ve 18 yaşında reşit sayılmaya başladığımız dönem, Üniversite yılları.
iş yaşamına başlama,evlilik, anne baba olmak,gibi yaşamımızda önemli değişikliklerin gerçekleştiği dönüm noktaları vardır.

Her ne kadar kırk yaşının pek anlamlı bir eşik olmadığı düşünülse dahi kırkından sonraya yüklenen anlamın nedenini bulabilmek için yaşam evrelerine bir göz atmak yararlı olacaktır.Bu evreler yaşam süresinin anlamlı bölümlere ayrılmasıyla belirlenir.Genel olarak yaşam süresi ”Çocukluk”, “gençlik”, “orta yaş”, “yaşlılık” biçiminde 4 evreye ayrılır.

Bir Alman şiirinde yaşam evreleri şöyle tanımlanmıştır:

*0-10 arası (çocuk),
*10-20 arası (genç),

*20-30 arası (yetişkin),

*30-40 arası (başarı),

*40-50 arası (durgunluk),

*50-60 arası (yaşlılık başlangıcı),

*60-70 arası (yaşlılık),

*70-80arası (hiçbir şey bilmez),

*80-90 arası (çocukların eğlencesi),

*90-100 arası(Tanrının rahmeti onunla olsun).

Hayatının Farkında ol.
Sayının Gücü.

-Yahudi krallarının çoğunun, Hz. Süleyman ile Hz. Davut gibi kırk yıl hükümdarlık yaptığı söylenir.

-Nuh Tufanı kırk gün sürmüş,

-Hz. Musa dağda kırk gün geçirmiş,

-Hz. İsa çölde kaldığı kırk gün İblis tarafından sınanmıştır.

-Yahudi kutsal kitaplarından Talmud’a göre kırk, bir yaşam evresinintamamlanışıdır.

-Katolik Kilisesi kırk yaşını, insanın “kanonik çağı”, yani zekanın bütünüyle geliştiği bir dönem olduğunu ilan etmiştir.

-Çağdaş psikologlara göre kırk yaşına gelirken insan gelişiminde belirgin bir
değişiklik algılanır. Ünlü insanların yaşam öykülerine bakmak bunu kanıtlamak
için yeterlidir. St. Augustine göre kırk yaş,zamanın geldiğine işaret eder.

St.Agustin.

-İslam’da da kırk sayısının önemi büyüktür. Peygamberimize ilk vahi kırkyaşında gelmiştir.

-İslam’ın 5 şartından biri olan zekat, malın kırkta biri (1/40) verilerek yerine getirilir.

-“Kırk Hadis” kitapları, ölümlerin ardından “yedi”,
-“kırk” denilen günlerde Kuran ve mevlit okunması, kırk uçurmak,
-kırkının çıkması kırk sayısıyla ilgili geleneklerle harmanlanmış uygulamalardır.

-5 vakit namazın farzları, vacipleri, sünnetleriyle toplamı kırk rekattır.

-Musevilikte olduğu gibi Müslümanlıkta da arınma dönemi kırk gündür:

-Doğumdan sonraki loğusalık dönemi kırk gün sürer.

-Bulaşıcı hastalıkların yalıtımı için kullanılan “karantina” sözcüğü, İtalyanca’da “kırk gün”anlamına gelen “quarantinagiorni” (quarantina: 40, giorni: günler)
deyiminden gelir.

Bizdeki Kullanımı.

-Türkler arasında kırk sayısına verilen önemin ikinci bir örneği yoktur.

Kırk sayısının Türkçedeki yaygın kullanımı kadim gelenekler ile semavi
dinlerdeki kullanım biçimleriyle de uyumludur. Birçok kullanım biçiminin İslam
kaynaklı olduğu kolaylıkla görülebilir.Kırk sayısı olan şeyler çoktur,yeterlidir, eksiksizdir, tamdır.

Bir ilimizin adı olan Kırklareli ve çağdaş Türk devletlerinden birinin adı
olan Kırgızistan, neredeyse eş anlamlı olarak “Kırklar Ülkesi”demektir.Çok sayıda köy adı yanında dağ, dere gibi yerlerin adlarında da kırk sayısının yaygın bir biçimde kullanılmış olduğu görülür. Kırkpınar, Kırk kilise, Kırk nisa, Kırkağaç, Kırk çalı, Kırkgeçit, Kırk mağara, Kırk yılan, Kırk armut bunlardan bir kaçıdır.

Kırklara karışmak, ermiş olmak, görünmez olmak, tamamen ortadan kaybolmak anlamlarına gelir.Çağdaş Türkçede sıkıntı, zahmet anlamına gelen çile sözcüğü, tasavvuf ehlinin salt tefekkür ve duayla geçirdiği kırk günlük inzivanın adıdır. Bu
inzivanın Arapça kökenli adı olan “erbain” ile Farsça kökenli adı olan “çile/ çihil” sözcükleri “kırk” sözcüğünün karşılığıdır.Ölmeden önce kırk günlük kırk “çile” tamamlamak büyük önem taşır.

Çok sayıda ayağı olan böcekler Türkçe’de kırk sayısını içeren “kırk ayak” sözcüğüyle adlandırılmıştır.

Bir sözü kırk kere söylemek, çok söylemek demektir.

Ali Baba’nın uğraşmak zorunda kaldığı “harami” sayısı kırk kişidir.

Bir işi başarmak için 40 kırk fırın ekmek yemek gerekiyorsa bu iş zor demektir.

Bir işi kırk kez yapmaya “kırklamak” denir,

Birine kırk kez deli denirse o kişi deli olur.

Bir delinin kuyuya attığı taşı çıkarmak için kırk akıllı gerekir,

Masallardaki düğünler kırk gün kırk gece sürer.

Kılı kırk yarmak, bir konudaki titizliği anlatır.

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.

Kırk dereden su getirmek, işi yokuşa sürmek demektir.

Eskiden kırk para 1 kuruş edermiş.

Daha Fazlası.

Kırk yılda bir gerçekleşen olaylar, insan ömründe 1 kez tanık olunacak olaylardır.Doğum ile ölüm olaylarından sonra kırk gün geçmiş olması önemlidir, buna
“kırkı çıkmak” denir. Kırkı çıkan bebekler için “kırk uçurmak” yaygın bir gelenektir. Kırkı çıkana kadar geçmesi gereken kırk günlük süre hem anne hem de bebek için ters yönlü bir karantina (yalıtım)işlevi görür.

Kırkından sonra azanı (kudur anı) teneşir paklar, kırk yaşını geçenlerden azgınlık beklenmeyeceğini, olgunlukla bağdaşmayan davranışların hoşgörüyle karşılanmayacağını anlatır.

Bu örnekler dışında kırk sayısıyla ilgili pek çok atasözü, deyim, hikaye,
masal vardır.

Bizim bu Blok sayfamızda 40 yaşından sonra yaşamının farkına varıp bundan sonrası için plan yapmak isteyen veya plan yapmadan geçirmiş olanlara henüz”Geç kalmadınız”hala ”Hayatınız için bir şeyler yapa bilirsiniz” demek istiyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
KIRKINDAN SONRA © Copyright 2020. All rights reserved.
Close
× Bize yazabilirsiniz !