Etkilemek Sonucu Değiştirmektir

Etkilemek liderlik davranışıdır.

Hepimiz hayatımızda insanları etkileme ihtiyacını hissederiz;

Bunu başardığımız zaman ise liderlik davranışı göstermiş oluruz.

İnsanları ikna etmek, onların kendi istekleriyle düşünce, duygu ve tutumlarını değiştirmektir.

Klasik pazarlıklardaki gibi birisinin kazançlı, diğerinin zararlı çıkacağı “sıfır toplamlı” bir oyun oynamanın ötesine geçebilmektir.

Ancak kurumsal hayatta etki yaratmak birebir ilişkide karşımızdakini ikna etmekten daha farklı,

daha fazla yöntemi bir arada kullanmayı gerektirir.

Proaktif kişiler yaptıkları işi bir adım öteye götürmek için yaratıcı çözümler geliştirebilen,

bu yönde adım atmaktan çekinmeyen, değişimci kişilerdir.

Bunun için de çevrelerinde etki yaratmak,

hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştıracak kişileri ikna etmek ve onların desteğini sağlamakta başarılı olmak zorundadırlar.

Ancak sonuçlar iyi hesaplanmaz,

duyarlılıklar gözetilmezse çelişki ve çatışmalar yaşanır.

O nedenle, kurumsal bir amaçla başkalarını etkilemek isteyen kişi, diğer kişilerin hedeflerini,

ihtiyaçlarını, beklentilerini dikkate almak,

bunlarla kendi yaklaşımı arasında denge sağlamak zorundadır.

Ayrıca Yeni Yılda Verdiğimiz Sözleri Neden Tutamayız? yazımızı da okumanızı öneririz.

Etkilemek için Dokuz Yol

Aşağıda, kurumsal hayatta etkili olmak için kullanılacak stratejiler ve bunların sınırları yer almaktadır:

Güçlendirmek: 

Doğru insanları karar sürecine katmak ve onların desteğini almak,

ilişkilerdeki engelleri aşmak ve enerjiyi hedefe yöneltmek açısından yararlıdır.

Güçlendirmek
Güçlendirmek

Övgü ve takdir, insanların kendilerini değerli hissetmelerini sağlar ve destek kazanmayı kolaylaştırır.

Ancak hızlı karar gerektiren kriz durumlarında yararlı olmaz.

İnsanlar arası ilişkilerde anlayış:

Her şeyden önce bize göre doğru olan bir konu,

başkasında kaygı, kuşku yaratabilir.

Ayrıca iletişimi karşımızdakinin kaygısı yönünde yoğunlaştırmak sonuç almayı kolaylaştırır.

Sonuç olarak karşı taraf kişinin samimiyetine inanmıyorsa veya kararın nesnel ölçütlere dayandırılması gerekiyorsa bu yaklaşım geçerli değildir.

Uzlaşma:

İki tarafı da memnun etmek için bazen müzakere etmek ve alternatif çözümler üretmek gerekir.

Önceden hazırlık yapmak,

karşı tarafın ihtiyaçlarına duyarlı olmak,

en doğruyu bulmaya çalışmak yerine en az rahatsızlık yaratacak olanı aramak sonuca ulaşmayı kolaylaştırır.

İlişki geliştirmek: 

Desteğine ihtiyaç duyulan insanları,

kişisel olarak tanımaya vakit ayırmak,

samimi ortamlarda dostça bir ilişki kurup sürdürmek,

gelecekte o kişilerle işbirliği yapmayı kolaylaştırır.

Ancak astlarla ya da farklı dünyanın insanları arasında sonuç vermez.

İlişki karşı tarafça samimiyetsiz olarak algılanırsa da yarar sağlamaz.

Etkilemek İçin Kurumsal farkındalık:

Kurum içindeki kilit kişileri ikna ederek onlardan destek almayı hedefler.

Bu yaklaşım, kişinin kurumdan biri gibi algılanmadığı ya da hedef alınan kişinin başka insanları hesaba katmadığı durumlarda geçerli olmaz.

Bütçe kısıtları gibi, açık ve somut engeller karşısında da işe yaramaz.

Etkilemek İçin Ortak vizyon oluşturma: 

Kişinin fikirlerinin kurumun amaç ve değerleriyle örtüşmesi, yaratılan etkiyi güçlendirir.

Böylece insanlar bir kişinin fikrine değil,

ortak bir ideale bağlanmış olurlar.

Bu yaklaşım üst düzey yöneticileri hedef almamalıdır.

Ayrıca, karşı tarafı etkilemek isteyen kişi

güvenilir olarak algılanmıyorsa ya da

etkilenmek istenen kişilerin kuruma bağlılığı düşükse

bu yaklaşım etkili olmaz.

Fikrin güçlü ifadesi (hitabet):

Bir fikri aktarmak için heyecan uyandıran,

hatırda kalan, akılda ve yürekte iz bırakan güçlü bir sunuş yapmak gerekir. https://www.acarbaltas.com/

Ancak konunun karşı tarafı kaygılandıran yönleri varsa ya da

somut ve ölçülebilir bilgiye ihtiyaç duyuluyorsa olumlu sonuç vermez.

Mantık yoluyla ikna: 

Her şeyden önce veriler, somut bilgiler ve uzmanlık insanları ikna eder.

Yine de olumlu bir duygu ortamı yaratmak önemlidir.

Ayrıca kişisel ilişkiler veya özel çıkarlar bu yaklaşımın etkili olmasını engelleyebilir.

Zorlama:

Hedef kişinin isteneni yapması için tehdit, ceza veya baskı kullanmayı içerir.

Zorlayıcı yaklaşım, diğer yaklaşımların denenip başarısız olduğu durumlarda meşru görülebilir.

Ancak birçok riski de beraberinde getirir.

Eşitler arasındaki ilişkilerde, uzun ömürlü ilişkilerde ve olumlu bir ilişkinin sürdürülmesi istendiğinde yarar sağlamaz.

Sonuç

Her şeyden önce bütün durumlar,

herkes için geçerli olabilecek tek etkileme stratejisi yoktur.

Ayrıca hiçbir strateji tek başına geçerli veya geçersiz olarak değerlendirilemez.

Herhangi bir etkileme stratejisinin geçerliliği,

desteği beklenen kişiye,

o kişiyle olan ilişkinin geçmişine,

özel koşullara ve kurumun norm ve değerlerine bağlıdır.

Sonuç olarak insanları etkilemek için en iyi yol,

bu sayılan durumlara en uygun stratejilerin seçilmesi ve yerine göre birkaç uygun stratejinin bir arada uygulanmasıyla ortaya çıkar.

Acar Baltaş Psikolog

Türkiye’de geniş kitlelere, psikolojinin insan ihtiyaçları ve iş hayatının sorunları için bir çözüm olduğunu gösteren öncülerden biridir. Stres ve beden dili kavramlarını Prof. Dr. Zuhal Baltaş’la birlikte Türkiye’ye tanıtmıştır. Ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi’nde, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde tamamlayan Acar Baltaş, doktora çalışmasını Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda “yüksek beyin fonksiyonları” konusunda yapmıştır. 1981’de klinik nörofizyoloji alanında Tıp Bilimleri Doktoru (M.Sc.Dr.), 1986 yılında Uygulamalı Psikoloji Doçenti, 1996 yılında da Profesör unvanını almıştır. 1977-1997 yılları arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda çalışmıştır. 1983’ten bu yana tıbbi ve örgütsel psikoloji alanındaki bilgilerini iş hayatının ihtiyaçlarıyla bağdaştırarak liderlik ve ekip çalışması konusunda seminerler vermekte, uygulamalar yapmakta, kitaplar yazmakta ve insan kaynakları alanında hizmet veren Baltaş Grubu’nu yönetmektedir. 1996-1999 yılları arasında Türk A Milli Futbol Takımı’nın, 2002-2003 sezonunda Galatasaray Futbol Takımı’nın psikolojik danışmanlığını yapmış ve bu görevi 2005 yılında Türk A Milli Futbol Takımı’yla sürdürmüştür. Ayrıca, 2009-2016 yılları arasında Harp Akademileri'nde kurmay subay adaylarına ve her rütbede terfi eden generallere kişilik bilimi ve liderlik eğitimleri vermiştir. Çocukluk ve gençliğinde yüzme, sutopu ve futbol sporlarıyla ilgilenmiş; on yedi yaşında Veliefendi Hipodromu’nda çalışmaya başlamış; otel resepsiyonistliği, takdimcilik, discjockey’lik, turizm rehberliği ve öğretmenlik yaparak hayatın farklı cephelerini tanımış; sıradan gibi gözüken işleri yapanların emeğine saygı göstermeyi öğrenmiştir. Prof. Dr. Zuhal Baltaş’la evli ve iki çocuk babasıdır.

Related Posts

Bir Doğum Günü, Bir Blog ve Hayatın Kendisi

Bugün benim için sıradan bir gün değil,bir doğum günü.Bugün hem bir doğum günü hem de kirkindansonra.net blog sayfamın 6. kuruluş yılı.Bu iki önemli dönüm noktasını aynı günde karşılamak, ister istemez…

Faruk Pekin Kimdir? Emekliler İçin Kültür Turları

Faruk Pekin Türkiye’de kültür turizmi denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biridir. Yalnızca bir gezgin değil; aynı zamanda bir yazar, araştırmacı ve kültürel miras savunucusu olan Faruk Pekin, Türkiye’de nitelikli gezi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.