ÇOCUKLARA HARÇLIK VERME REHBERİ

Çocuklara harçlık verirken onlara yalnızca para vermiş olmayız, kendi bütçelerini oluşturmayı, biriktirmeyi, istek ve ihtiyaçlarını ayırt ederek harcamayı da öğretmiş olmaktayız.

Kendi bütçesi olan çocuk hayata daha özgüvenli yaklaşmanın adımlarını atmış oluruz.

Çocuklara bilinçli para yönetimi alışkanlığını öğretmek ebeveynlerinin ve bakım verenlerinin tutumları ile de doğrudan ilgilidir.

Çocuklara harçlık vermek
Çocuklara harçlık vermek

Burada bağlanma modelleri de devreye girmektedir.

Yetişkinler iyi niyetle çocuklara harçlık verirken dikkat etmeleri gereken belli noktalar vardır.

Konunun rehber olmasını diliyorum.

Harçlık miktarı nasıl belirlenmelidir?

Çocuklara harçlık verirken en başta;

Yaşı, ihtiyaçları, kardeş sayısı ve içinde bulunduğu arkadaş çevresinin sosyo-ekonomik durumu göz önünde bulundurularak verilmelidir.

İhtiyaçlarının bir kısmını karşılayıp mutlu olabileceği, belli bir isteğini almak için de biriktirmeye özendirici bir miktar belirlenmelidir.

Tabi ailenin ekonomik seviyesi burada çok önemlidir.

Aileler çocuklarına yüksek miktarda harçlıklar vermek için sıkıntıya düşmemelidir.

Ekonomik koşullar, yaşın büyümesi, değişen sosyal çevre gibi faktörler de değerlendirilerek miktar belli zamanlarda güncellenerek,  artış yapılmalıdır.

Çocuklara harçlık ne zaman verilmelidir?

Çocuklara harçlık ne zaman verilir
Çocuklara harçlık ne zaman verilir

Kültürümüzde çocuklara harçlık genellikle bayramlarda özel günlerde, doğum günü gibi zamanlarda sıklıkla verilmektedir.

Fakat isteğe bağlı olarak bu günlerde harçlık verilmelidir.

Ancak uzmanlar olarak harçlığın belli bir rutinde ve tutarlı bir şekilde verilmesini önermekteyiz.

Her şeyden önce yaşına bağlı olarak haftada bir verilen harçlık çocuğun sistemi anlamasına yardımcı olacaktır.

Tüm İhtiyaçlarını Biz Alıyoruz, gerçekten harçlığa gerek var mı?

Bazı yetişkinler çocuklarının tüm giderlerini karşıladığı için harçlık verme gereği duymazlar.

Daha doğrusu çocuklarının paraya ihtiyacı olduğunu düşünmezler.

Yetişkinlikte sahip olunan birçok alışkanlık gibi aslında para kullanma becerisi de çocukluğumuza dayanmaktadır.

Sonuçta erken yaşlarda çocuklara bütçe yönetimi, tasarruf gibi kavramları öğretmek için çocuklara uygun miktarlarda harçlık verilmelidir.

Ödül veya Ceza Aracı Olarak Kullanılabilir mi?

Harçlığı ödül veya ceza aracı olarak kullanmayı kesinlikle önermemekteyim.

Çocuğa harçlık da dahil hiç bir araç, bir görevini yerine getirmesi için teklif edilmemelidir. Örneğin ödev yapmanın kendi sorumluluğu olduğu öğretilmelidir.

Veya odasını toplamazsa harçlığından kesmek şeklinde ceza vermek yerine, odasını neden toplaması gerektiği, toplamazsa ne gibi zorluklar oluşacağı, en kolay ne şekilde toparlayabileceği gibi başlıklar konuşulmalıdır.

Ödül veya cezaya alışan çocuk ileride de ne yazık ki içsel motivasyonunu kurmakta zorlanmaktadır.

Çocuğa Borç Verilmeli mi?

Çocuklara harçlıklarını doğru kullanmak öğretilirken öncelikle istek ve ihtiyaçlarını ayırt etmesi anlatılmalıdır.

Belli bir alışveriş yerinde örneğin markette fiyatları karşılaştırması, ihtiyacını alırken bütçesini doğru yönetmek için muhakeme kurması öğretilmelidir.

Bu konuya benzeyen ve biz yetişkinlerin de öğrenmesi gereken Finansal Okuryazarlık Nedir? yazımızı da okumanızı öneririm.

Almayı çok istediği bir şey olduğunda aile çocuğun harçlığının üstünü elbette tamamlayabilir.

Ayrıca bazen belli küçük miktarlarda borç vermelidir.

Bu borç gerçek yaşama antrenman olması için yapılandırılmalıdır.

Taksitlere bölünmelidir.

Hepsine birer egzersiz yaptırmak ve tecrübe edindirmek gözüyle bakabiliriz.

Her zaman vurgulamaya dikkat ettiğim konu yetişkinler olarak çocuklara doğru örnek olabilmemiz gerektiğidir.

Biz tutarlı davranışlar gösterip, bütçemizi doğru yönettikçe çocuklar bizi doğal şekilde gözlemleyecek ve yaşamına bu davranışları aktarma eğiliminde olacaklardır.

Konuyu diğer bir kaynaktan okumak isterseniz de https://www.tavsiyeediyorum.com  web adresinden okumanızı öneririm.

Pelin Narin Tekinsoy

YAŞAMIN BİRİNCİ EVRESİ – KİŞİSEL VE EĞİTİMSEL GELİŞİM VE EDİNİMLER • Ocak.1974 de doğdu Pelin Narin. Bunu hiç saklamadan söylüyor. O kadar çok şey sığdırmış ki hayatına, yaşını hesaplamayı hiç düşünmemiş. Onun için yaş, öğrendikleri, biriktirdikleri ve deneyimledikleri olmuş. • Babasının akademik çalışmalarından dolayı çocukluğunu kendi deyişi ile “lojman çocuğu” olarak geçiren Pelin hanım, ormanlık bir alan içinmdeki iki katlı bahçeli evlerinde pek çok hayvan tanıdı. Annesinin ağaç ve bahçe sevgisi ve ilgisi sayesinde, meyve, sebze ve toprak üçlemesinin didaktik evrimine küçük yaşlarda şahit oldu. • Onun hep acelesi vardı. Hep birşeyleri toplayıp biriktirmenin telaşındaydı. 4 yaşında baleye 5 yaşında ilk okula başladı. Gururla bahsettiği, güvenle yaslandığı ailesi de önünde değil, arkasında durarak Pelin Narin’in enerjisine kucak açacak ortamların kapısını onunla birlikte çaldılar. • Takipçi değil takip edilen, gölgede kalan değil önde giden, gölge değil ihsan eden olmayı seçti hep. • 8 yaşında halk oyunları birinciliklerini toplayan ilkokul ekibinin bir parçasıydı. • Sonrasında o, hep toplamaya devam etti. Bilginin “Ego” yu dengeleyen çok önemli bir payda olduğunu da kavradı ilerleyen yıllarda. • Yüzme ve masa tenisi sayesinde bireysel gelişim ve rekabetin, kulübü bir üst lige taşıyan kadro içinde yer aldığı BOTAŞ Kadın Basketbol takımında ise ekip ruhu ve takım çalışmasının farkına vardı. • Pelin Narin İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi, İnşaat Fakültesi, Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra; bir zihin tekniği “Transandantal Meditasyon” yöntemi ile tanıştı. Stresleri çözerek enerjiyi, yaratıcılığı ve zekayı güçlendiren, ayrıca akıl, beden, duygu ve ilişkileri zenginleştiren, gelecek planlarına ışık tutacak olan bu tekniği hala kullanmaktadır. • Pelin hanım 1999’dan 2004 yılına kadar STK Gençlik Kollarında çeşitli görevlerde yer alarak bireysel gelişimine katkıda bulunmayı sürdürdü. Psikiyatr Dr.R.Sabri YURDAKUL ile birlikte “motivasyon bozukluğu ve hiperaktivitesi olan çocuklar”la çalışmalar yaparak, özel dersler verdi. • 1993’te severek ve isteyerek başlayıp aynı hevesle 1997’de tamamladığı lisans programının edinimlerini aktif uygulama içinde deneyimleme olanağını ilk olarak 1999’da TMMOB Harita Mühendisleri Odası Ankara Genel Merkezinde Müdür olarak göreve başlamasıyla gerçekleştirdi. • 1999’da Adana’ya dönerek Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Fakültesi Toprak Bölümünde uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri konulu Yüksek Lisansını yapmaya devam ederken, 2001’de Öğretim Elemanı olarak Ç.Ü. Ziraat Fakültesi’nde çalışmaya başladı. • Bu süre içerisinde; akademik görev ve çalışmalar arasında, yurt dışı-yurt içi posterler ve makaleler hazırladı. Hem Çukurova Üniversitesinde hem de Şanlıurfa Harran Üniversitesinde, takip eden yıllarda BİLİM ADAMI YETİŞTİRME GRUBU, TÜBİTAK Yaz Okulunda, eğitimci ve yürütme kurulu üyesi olarak yer aldı, TÜBİTAK ders notu hazırladı.

Related Posts

2026 İş ve Yaşam Nasıl Değişiyor?

2026 iş ve yaşam içerisinde yapay zekâ kullanımı, yalnızca teknolojiyi değil, çalışma hayatını ve günlük yaşam alışkanlıklarımızı da kökten değiştiriyor. https://aiindex.stanford.edu Bu değişim, özellikle iş yapma biçimlerimizi, meslekleri ve beceri…

Emeklilikte Aile İçi Roller Nasıl Değişir?

Emeklilikte aile içi roller ve emeklilik dönemi, yalnızca çalışma hayatının sona ermesi değil; aynı zamanda aile içindeki rollerin yeniden şekillendiği önemli bir yaşam evresidir. Ancak yıllar boyunca belirli sorumluluklar ve…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.