Toprak Bayramı Hakkında

Toprak; Hava ve su gibi, canlıların yaşaması için vazgeçilmez bir unsurdur.

Toprak
Toprak

Binlerce hatta milyonlarca yılda oluşmaktadır.

Ancak insan ömrü ile kıyaslandığında muazzam bir sürece işaret etmektedir.

Ama Dünya savaşı son günlerinde, 15 Haziran 1945’de, 4760 sayılı “Toprak Bayramı Kanunu” çıkarılmıştır. 

Şayet bu kanun hakkında okumak isterseniz de https://www.mevzuat.gov.tr web sitesinden okuyabilirsiniz.

Bu Kanunun hükmü gereğince de ; “Çiftçiyi topraklandırma Kanunu’nun kabul edildiği ‘’ 11 Haziran ile başlayan günü takip eden Pazar günü her yıl Toprak Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Bu günü bir gün ile sınırlamamak için de etkinlikler tüm hafta boyunca da devam ettirilmektedir.

Her şeyden önce toprağın önemini vurgulamak ve halk arasında farkındalık yaratmak amacı ile

de her yıl bu etkinlikler düzenlenmektedir.

Ama bu düzenlenen etkinlikler hakkında fikir edinmek isterseniz de  https://duzce.tarimorman.gov.tr  web sitesindeki etkinlikler size bir yol gösterici olacaktır.

Toprak ve Bayramı

Toprak Bayramı
Toprak Bayramı

Ancak toprak ve tarım için erozyon, heyelan, tuzluluk ve amaç dışı kullanım vb.

etkiler çerçevesinde gün geçtikçe miktarı azalan doğal ve sınırlı bir kaynaktır.

Bu kapsamda ülkemiz 1.3 milyar ton toprak kaybına uğramaktadır.

Ancak bunun 550 milyon tonu tarım toprağıdır.

Ayrıca, yılda 70 milyon ton bitki besin maddesi kaybına neden olan bu açığı üreticimiz

parayla satın aldığı sun’i gübrelerle kapatmak zorunda kalmaktadır.

Kimyasal gübrelerin bilinçsiz kullanımı çevre kirliliğine ve topraklarımızın daha da çoraklaşmasına neden olmaktadır.

Konunun önemini daha iyi kavramak amacı ile de daha önceki yazılarımız Arsa Uğruna Yok Edilen Tarım Arazilerimiz  ile Çevre Koruma Haftası ve Önemi, Son Kuraklık Uyarısı  yazılarımızı da okumanızı öneririz.

Özellikle de değişen ve kötüleşen doğa şartları, iklim krizi konuları bizim toprağımıza daha

çok sahip çıkma ve onu koruma çabalarına itmektedir.

Özellikle de su fakiri olmamızın yanında aşırı sulamanın toprağa verdiği zarara dikkat çekilmelidir.

Sanayileşme ile toprağı kirletmekte en üst seviyelerde seyrederken, kirlenen ve kuruyan sulak alanların önemi de her geçen gün artmaktadır.

Her fırsatta söylediğimiz, ama sadece söylemde kalmaması gereken

‘’ başka dünya yok ‘’ sözünü hatırlayarak yaşamımızı sürdürmeliyiz.

Mehmet Ali Tekinsoy

35 yıllık çalışma hayatım sonrasında 2018 yılında emekli oldum. Bu 35 yılın bir bölümünde BAĞKUR' lu olarak kendi işlerimi yaptım, bir bölümünde de SGK' lı olarak özel şirketlerde yönetim kademelerinde yer aldım. Bu süre içerisinde edindiğim çalışma hayatındaki deneyimlerim, emekli olma kararım sonrası tecrübelerim ile emekli olduktan sonra geriye doğru baktığımda yaşadıklarımdan yola çıkarak, nelerin sizlere yararlı olacağını düşünerek bu blog da sizlerle paylaşacağım yazıların esasını oluşturdular. Zaman zaman güncel bilgiler, kişilerin yaşamlarından kesitleri de paylaşacağım. Hepsi insan yaşamından kareler içerecek.

Related Posts

Yaşlılık ve Bakım Ekonomisi

Yaşlılık ve bakım ekonomisi dünyada hızla büyüyor. Üstelik geleceğin en kritik gerçeklerindendir. Ancak bu değişimin en sessiz ama en güçlü boyutlarından biri yaşlanma. Artık insanlar daha uzun yaşıyor. Dolayısıyla, yaşlı…

50+ Yaş ve Kariyer Değişimi

Sizce 50+ yaş ve kariyer değişimi gerekli mi? Gelin bunu birlikte kararlaştıralım. Ama hayat bazen bize beklemediğimiz sorular sorar.“Şimdi ne yapacağım?”“Bundan sonra nasıl bir yol çizebilirim?”“Bu yaştan sonra kariyer değişir…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.