Kitaplığımdan

340

Kitaplığımdan seçmeler ile bazı kitaplarımı tanıttığım bu bölümde,diğer sayfadaki kitap tanıtımı bölümündeki kitapları da incelemenizi öneririm.Önerdiğim o kitaplar kitaplığımdan.Kitap Önerileri.

Ayrıca Kitaplığımdan bazı örnek kitaplar.

29.01.2021 Yeni Öneriler.

Her şeyden önce yeni yılın ilk haftasında evlerde de kapalı ve uzun süre kaldığımız bugünlerde yeni kitaplar okudum ve bunları da sizlerle paylaşmak isterim.

Hayatın Hakkını Vermek

Her şeyden önce, Acar Baltaş tarafından yazılan bu kitap Doğan Kitap tarafından yayınlanmıştır.

Sağlıklı, uzun ve mutlu yaşmak üzerine çok bilgilendirici ve aydınlatıcı bir kitap.

Sonuç olarak kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. d&r kitap dan sipariş verebilirsiniz.

Kitaplığımdan: Hayatın Hakkını Vermek kitabı
Kitaplığımdan: Hayatın Hakkını Vermek kitabı

Senin Suçun Değil

Ayrıca İnkilap kitap tarafından yayımlanan ve Beyhan Budak tarafından yazılan bu kitapta geçmişinizde üzerinize yüklenen duygusal yüklerden nasıl kurtulacağınız anlatılıyor.

karanlık dehlizlerde yola çıkıp kendi çıkış yolunuzda nasıl ilerleyeceksiniz, çözüm yolu nedir?

Sonuç olarak tüm bunları akıcı bir dille anlatıyor. Kitapyurdu‘ ndan online sipariş verebilirsiniz.

Senin suçun değil kitabı.
Senin suçun değil kitabı.

Aşkın Celladı

Ayrıca Irvın D.Yalom tarafından yazılmıştır.

Remzi kitabevinden çıkmıştır.

Bu kitabın 34 baskısı yapılmıştır.

Aşkın Celladı Kitabı
Aşkın Celladı Kitabı

Her şeyden önce Psikoterapist olan Irvin D Yalom’un Yalnızlık,ölüm korkusu,yaşama amacını yitirme gibi hepimizin yakalanmaktan kaçamayacağı temel insanlık kaygılarını içeren öyküleri anlatılıyor.

Sonuç olarak bu psikoterapi sürecinde yaşadığı zorluklardan bahsetmektedir.https://www.idefix.com/ adresinden sipariş verebilirsiniz.

İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı

Ayrıca Say yayınları tarafından çıkan kitap bir özgürlük filozofu olan J.J.Rousseau tarafından yazılmıştır.

İnsanlar arası eşitsizliğin kaynağı kitabı
İnsanlar arası eşitsizliğin kaynağı kitabı

Sivil toplumun çelişkilerinden bahsetmektedir.

18.Y.Y da yazarın düşüncelerinden etkilenmeyen yok gibidir.

Goethe’nin yazar hakkında dediği gibi ”Voltaire nasıl bir dünyanın sonuysa,Rousseau da bir dünyanın başlangıcıdır.

Yazar insan üzerinde iki tür eşitsizlik gördüğünü belirtiyor.

Bunun ilki doğa tarafından meydana getirilen; kişinin bedenindeki güçler ve değişimler ile zeka veya ruh nitelikleri arasındaki farklar.

İkincisi ise insanların onaması ile ortaya çıkan ve kişilerce kabul görmüş şekilde ortaya çıkan manevi veya politik eşitsizliklerdir.

Sonuç olarak günümüzde çok gördüğümüz bu eşitsizlik ve konunun cazibesi mutlaka okumanız gereken bir kitap haline getirmektedir. Bu kitabı https://www.dr.com.tr/ den satın alabilirsiniz.

18.10.2020 Yeni Okuduklarım.

Ayrıca çok güzel konuları içeren kitaplar çıkmaya devam etmekte ve bu kitaplardan bazılarını seçerek satın almaktayım.

Sonuç olarak bu satın aldığım kitaplardan okuyarak hoşuma giden ve sizin de hoşunuza gideceğini düşündüklerimi sizinle paylaşmaya devam ediyorum.

Son Cüret.

Yılmaz Özdil kitaplarına kitaplığımda pek rastlamasanız da ara ara seçerek aldıklarım olmaktadır. Bu da onlardan birisidir.

Kitaplığımdan: Son Cüret
Kitaplığımdan: Son Cüret

Şişli’deki üç katlı pembe binanın perdeleri sıkı sıkıya kapalıydı.

Gaz lambasının cılız ışığı, odayı hayal meyal aydınlatıyordu.

Altı kişiydiler.

Üzerine harita yayılmış masanın etrafında, ayaktaydılar.

Talihsiz bir kuşağın çocuklarıydılar.

Hayat onları hep mecbur bırakmıştı.

Bıyıkları terlediğinden beri neredeyse bir gün olsun günyüzü görmemişlerdi, Çanakkale’den Trablus’a, Yemen’den Sina’ya, Balkanlar’dan Kafkaslar’a vuruşmadıkları coğrafya kalmamıştı.

Ve neticede, işte bu daracık odaya sıkışmışlardı.

Uzuuun uzun anlattığı haritadan başını kaldırdı.

Adeta nefes bile almayan arkadaşlarına baktı.

Ulusun kader anıydı.

Söylenecek ne varsa söylenmişti.

Söz bitmişti.

O çelik mavisi gözlerinde belli belirsiz bir keder bulutu dolaştı.

“Vakit tamam” dedi…

“Umutsuz olmayacağız.

Uçurumun kenarındayız.

Bizi canlı canlı mezara atmak istiyorlar.

Son bir cüret

belki kurtarabilir.

Anadolu’ya geçiyoruz!”

(Tanıtım Bülteninden)

Butik Oteller – Ege ve Akdeniz’den Seçtiklerim.
Butik Oteller ve Egeden Seçtiklerim.
Butik Oteller ve Egeden Seçtiklerim.

2016’dan beri Ege ve Akdeniz sahillerindeki butik otelleri anlatan üç kitap yazdım.

Beklenmedik bir şekilde hayatımıza giren “Yeni Normal” her şeyi değiştirdi.

Bu kitapla sil baştan yaptık.

Bilgiye ulaşmanın kolay ama süzmenin zor olduğu bir çağdayız.

Güncel, güvenilir ve rafine bir seyahat rehberine duyulan ihtiyacı fark ettik.

Bir kez daha düştük yollara.

Çanakkale’den başlayıp Antalya’ya uzanan hatta onlarca yere gittik, onlarca oteli gördük.

Deneyimleri izlenimlerle harmanladık, yeni normalde aldıkları önlemleri inceledik.

Tarihten ve bugünden bilgiler ekleyerek genişlettik.
34 yıllık profesyonel rehber ve seyahat yazarı olarak, nereleri neden sevdiğimi ve neden önerdiğimi yazdım.

Her biri alanında fark yaratan işler yapan 9 kişilik bir ekibin de desteğini alınca, ayrıcalıklı bir değerlendirme çıktı ortaya.
Birçok yer önerisi ve kendinize o yerleri sevme nedenleri verebileceğiniz sayısız detay sığdı bu kitaba.

Her şeyden önce binlerce km yol yapıldı.

Ayrıca onlarca insanla tanışıldı…

Sonuç olarak hepsinden süzülenler, birbirinden güzel fotoğraflar eşliğinde sizi Ege ile Akdeniz’de bir yolculuğa çıkarmak için harmanlandı.

Sonuç olarak bu sadece bir rehber değil, keyifle okunan sizi farklı alanlarda da zenginleştirecek bir yaz kitabı.
Okuyun, fark edin, yeni keşifler için yollara düşün.

Çünkü “Gezmek yaşamaktır!”

(Tanıtım Bülteninden)

Kitaplığımdan: Ufo
Kitaplığımdan: Ufo
Ufo

Kitaplığımdan okunması gereken ilginç bir kitap.

Dünya-dışı (uzaylı) varlıkların ziyaretleri.


*Andromeda*dan geldiklerini söylüyorlar.
Andromeda, yıldız haritalarında yer alıyor.


Sokaklarımızda yürüyüp bizimle birlikte nefes alıyorlar.


Temas kurdukları kişi, tanınmış bir bilim adamı ve profesör.

Başka bir tanıdık da işe karışıyor.


Olaya Meksika Hükümet’i müdahale ediyor.


Dünya-dışı varlıklarla uzun konuşmalar yapılıyor.


Bilimsel ve dini konular tartışılıyor.

Dünya-dışı uzay gemileriyle yapılan yolculuklar ve ziyaretler.

Profesör da dünya-dışı teknik gereçleri kullanıyor.

Çeşitli uzay gemileri var

Dünya-dışı bir kadının fotoğrafı çekiliyor: Sonuç şaşırtıcı.

Profesör iz bırakmadan kayboluyor.


(Arka Kapak)

Bu, özet bir rapor niteliğindeki kitap, başlangıcından, profesörün *kaybolduğu* 1984 yılına dek yapılan temasları içermektedir.

Bu rapor, yüzlerce sayfa günlük notları, steno ile kaydedilmiş konuşmalar, tanımlamalar, vb’den oluşmaktadır. İspanyolca’dan İngilizce’ye çevrilen söz konusu bilgiler, şimdi de Türkçe olarak sunulmaktadır.

Atatürk ve Kayıp Kıta MU
Atatürk ve Kayıp Kıta MU
Atatürk ve Kayıp kıta Mu.

Kitaplığımdan diğer ilginç bir kitap.

Yazan : Sinan Meydan

Her şey 1930’lu yıllarda Atatürk’ün ileri sürdüğü Türk Tarih Tezi’yle başladı. Atatürk, 1932’den sonra Türk Tarih Tezi’nin kayıp parçasının peşine düştü.

Türklerin Orta Asya’dan önceki ilk yurtlarını arıyordu. Bu amaçla 1934 yılında Tahsin Bey’i Meksika Büyükelçiliği’ne atadı.

Tahsin Bey’in gizli görevi Türklerle eski Amerikan halkları arasındaki ilişkiyi araştırmaktı.

Tahsin Bey, Meksika’daki araştırmalarının sonucunda şaşırtıcı bir bilgiyle karşılaştı. Bu bilgiye göre Türkler, MÖ 12.000’lerde bir doğal afet sonunda Pasifik Okyanusu’nda sulara gömülen Kayıp Kıta Mu’dan Orta Asya’ya göç etmişlerdi.

Atatürk Kayıp Kıta Mu’ da ne aradı?

Ayrıca Tahsin Bey’in Meksika’dan Atatürk’e gönderdiği raporlarda hangi bilgiler vardı?

Atatürk, J. Churchward’ın Mu konulu kitaplarını neden Türkçeye tercüme ettirdi?

Benzer şekilde Atatürk, Tahsin Bey’in bazı raporlarını neden eleştirdi?

Kayıp Kıta Mu nasıl bir yerdi?

Türkçe ile eski Amerikan halklarının dilleri arasındaki şaşırtıcı benzerlikler neyin işaretiydi.
Ve daha pek çok bilinmeyenin yanıtını Atatürk ve Kayıp Kıta Mu’ da bulacaksınız.

Sonuç olarak Atatürk’ün daha önce hiç bilinmeyen bir özelliğini ilk kez tüm boyutlarıyla ortaya koymakta ve Atatürk’ün ömrünün son yıllarındaki büyük arayışına ışık tutmaktadır.

Bu kitapta okuyacaklarınız sizi hem çok şaşırtacak, hem çok düşündürecek, hem de Atatürk’le ilgili bilgilerinize çok özgün katkılar yapacaktır.

Atatürk,Türklerin Orta Asya’ya gelmeden önce Mu kıta’sında yaşadıklarına çok emin bir şekilde inanırdı.

Ama bu konudaki yoğun araştırmaları 1938’de son nefesini vermesiyle bitiverdi. Atatürk’ün Kütüphanecisi Nuri Ulusu

Kitaplığımdan: Köken
Kitaplığımdan: Köken
Köken.

Kitaplığımdan seçtiğim bu kitabı mutlaka okumanızı önereceğim.

Yazan: Sinan Meydan

Uygarlık Tarihinin “Saklanan” Gerçekleriyle Ve Atatürk’ün “Büyük Arayışıyla” Yüzleşmeye Hazır mısınız?

1936 Türkiye-Ankara: Atatürk, J.Churchward’ın 50 yıllık araştırmalarına dayanan “Kayıp Kıta Mu” kuramının izini sürmeye başladı.

Churchward, Mayalar, Mısırlılar, Sümerler ve Uygur Türklerinin MÖ 12.000’lerde bir doğal afet sonunda Pasifik Okyanusu’nda sulara gömülen “Mu kıtasından” dünyaya yayıldıklarını iddia ediyordu.

Atatürk, yaklaşık 3 yıl süren araştırmaları sonunda, ölmeden önce, Türklerin Orta Asya’dan önceki Ana vatanlarının Mu kıt’ası olabileceğini düşünmeye başlamıştı…

Atatürk’ün ölümünden sonra bu çalışmaları kamuoyundan saklandı!

1986 Japonya-Okinava: Yerel bir dalgıç Japonya’nın Okinava Adası yakınlarındaki Yonaguni’nin açıklarında hiç beklemediği bir görüntüyle karşılaştı.

Suyun metrelerce altında, dipte, derinlere doğru alçalan basamaklarıyla garip bir antik kalıntı uzanıyordu önünde. Önce göz yanılması sandı, basamaklara yaklaşıp inceledi.

Yapının çevresini dolaştıkça şaşkınlığı daha da artıyordu.

Çok eski bir zamandan beri suyun altında yattığı belli olan bu basamaklı yapı düzenli kıvrımlara ve son derece hassas açılara sahip bir piramitti…

Bilim dünyası şaşkındı… Yonaguni-Okinava kalıntıları günümüzden 10.000 yıl önce Pasifik’te sulara gömülmüş bir batık uygarlığa aitti…

Zamanın Kısa Tarihi
Zamanın Kısa Tarihi
Zamanın Kısa Tarihi.

Yazan :Stephen Hawking.

Kitaplığımdan seçtiğim bir diğer kitap;

Zamanın Kısa Tarihi 1988 yılındaki ilk basımından bu yana geçen yıllar içerisinde bilimsel yazın alanında bir başyapıt konumu kazandı. https://www.kitapyurdu.com/

Kırk dile çevrildi ve dokuz milyonun üzerinde baskı yaparak dev bir uluslararası ün kazandı.

Kitap o dönemde evrenin doğası hakkında öğrendiğimiz en son bilgiler göz önüne alınarak yazılmıştı,öte yandan o günden bu güne hem atom-altı dünyanın hem de büyük ölçekte evrenin gözlem teknolojilerinde olağanüstü ilerlemeler yaşandı.

Bu yeni gözlemler Profesör Hawking’in kitabın ilk baskısında yaptığı kuramsal öngörülerin çoğunu doğrulayan nitelikteydi.

Bu gözlemlere, evrenin başlangıcından 300.000 yıl sonrasını araştıran ve Hawking’in varlığını ileri sürdüğü uzay zaman dokusundaki kırışıklıkları tespit eden Kozmik Ardalan Kâşif’i COBE uydusunun son bulguları da dahildir. 

Kaleme aldığı özgün metne kendisinin son araştırmasından ve en son gözlemlerden edindiğimiz yeni bilgileri katma arzusuyla Hawking.

Kitabının son baskısı için yeni bir ön söz yazmakla kalmadı, aynı zamanda solucan delikleri ve zaman yolculuğuyla ilgili çok etkileyici yepyeni bir bölüm kaleme alarak kitabını güncelledi. 

 “Canlı ve kışkırtıcı.. Hawking doğal bir öğretmen yeteneğine sahip: kolay anlaşılır yazıyor, mizah katıyor ve günlük yaşamdan örnekler veriyor.”

The New York Times

 “Tekerlekli sandalyede oturmasına karşın Hawking’in zihni uzayın sonsuzluğunda her yere ulaşıyor ve evrenin gizemlerini açıklıyor.”

– Time

 “Usta işi.”

– The Wall Street Journal

(Tanıtım Bülteninden)

Bir Dünya Kurmak
Bir Dünya Kurmak
Bir Dünya Kurmak.

Yazan: Hüsnü Özyeğin.

Oto biyografi, anı kitapları dikkatimi çeken ve okudukça kendi hayatımda örnekler gördüğüm veya ders çıkarabileceğim türlerdir.

Hele böyle değerli kişilerin anlatımı olduktan sonra ayrı bir keyif vermektedir.

Kitaplığımda bu tür değerli kitaplara ayrı bir yer veriyorum.

Türkiye’nin en başarılı işadamlarından Hüsnü Özyeğin’in yaşam öyküsü Rıdvan Akar tarafından kaleme alındı.

Girişimciliğe, iyiliğe ve hayata dair…

Kolundaki biricik altın bilezik, aldığı eğitimdi. İlk sermayesi ise diplomaları…

Hüsnü Özyeğin o ‘sermayeden’ bir dünya kurdu. İş hayatına bir profesyonel olarak başlamış, bankacılıkta en genç müdür olarak sivrilmişti.

Banka yöneticiliğinden banka sahipliğine dönüşen meslek yaşamında, bu terakkiyi sonuna kadar başarıyla tamamlayabilen bir isimdi.

Kurduğu ve büyüttüğü Finansbank’ı 19 yılın sonunda sattığında Türkiye’ye yapılan en büyük yabancı sermaye yatırımı gerçekleşmişti.

Özyeğin, Türkiye’nin en zengin işadamları sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor.

Ama en zenginler listesinden çok, ‘gönlü zenginler’ sıralamasında yer almayı önemsiyor.

Bankasını sattıktan sonra da FİBA Holding ile yatırımlarına devam eden Özyeğin’in sosyal sorumluluk projeleri, Özyeğin Üniversitesi’nin kuruluşu ile baş döndüren temposu hiç dinmiyor.

Hüsnü Özyeğin Türkiye’nin en çok merak edilen isimlerinin başında geliyor.

Herkes onun başarısının ardındaki sırrı keşfetmek istiyor. Bu kitapta tüm yaşamı, hayat felsefesi, çalışma alışkanlıkları, bilinmeyenleriyle Hüsnü Özyeğin’i tanıyacak, bugün geldiği noktanın ardındaki o üç sihirli sözcükle tanışacaksınız: “Çalışmak, çalışmak, çalışmak…” :

Son Sözden Alıntılar
  • “Yaklaşık 9 yıla uzanan bir tanıma ve yazma serüveniydi…
  • Bu kitap yazılmaya başlandığında Özyeğin Üniversitesi ortada yoktu. Kitap bittiğinde ise üniversite 7 bin öğrenci nüfusuna kavuşmuş, yaklaşık bin mezun vermişti.”
  • “Yaşamınızda eğitimde elde edilen başarıyı önemsiyorsanız sadece eğitim gibi beşeri bir sermayeyle hayata başlayan genç bir adamın kariyerinde vardığı nokta cazip gelebilir.”
  • “Yaşamınızda maddi kazanımları başarının kriteri olarak görüyorsanız, bir diploma ile başlayan ve adını ‘Türkiye’nin en zengin işadamı’ sıralamasında ilk sıralara yazdıran bir yaşam öyküsü ilginizi çekebilir.”
  • Başarı başkaları için bir şey yapmak, başkalarına yarar ve toplumsal katkı sağlamaktır,diyenler açısından kitabın beşinci bölümünde çarpıcı örnekler ve yatırımlar var.”

“Mutlaka ve mutlaka sizi heyecanlandıran ve sevdiğiniz işi yapın.

Bu zaten sizi başarıya götürecek olan ilk adımdır. Ve o sevdiğiniz işinizde çok çalışın, yılmayın. Bunun karşılığını mutlaka alacaksınız.” -Hüsnü Özyeğin-

 (Tanıtım Bülteninden)

Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Beyaz Zambaklar Ülkesinde.

Yazan : Grıgory Petrov.

Kitaplığımdan diğer bir örnek olan bu kitap eğitim sistemimize iyi bir yol gösterici olabilir.

Rus edebiyatının büyük yazarlarından Grigory Petrov tarafından kaleme alınan Beyaz Zambaklar Ülkesinde,her sayfasında altı çizilecek önemli dersler veriyor.

Dünya klasikleri arasında yer alan roman, uzun yıllar farklı ülkelerin egemenliğinde yaşamış bir toplumun kendi ayakları üzerinde kalkınmasını konu ediniyor.

Hayatının önemli bir kısmını Finlandiya’da yaşamış olan Petrov; eserinde ülkenin ekonomiden eğitime, sağlıktan tarıma kadar birçok farklı alandaki gelişimini destansı bir anlatımla ele alıyor.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, medeniyete tuttuğu ışıkla her millet ve kültürden insanın okuması gereken eserler arasında yer alıyor.

Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de başucu kitaplarından olan eser, Türkiye’nin kurtuluş öyküsüne de ilham kaynağı oluyor.

Atatürk’ün talimatıyla okulların müfredatına da dahil edilen kitap,vatan bilincinin oluşması ve toplumsal gelişim için önemli bir kılavuz niteliği taşıyor.

Finlandiya Halkının Azmine Hayran Olacaksınız!

Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı eserinde Petrov, 20’nci yüzyılın başında Finlandiya’nın Rusya’ya karşı verdiği bağımsızlık mücadelesini tüm yönleriyle ele alıyor.

Kitap; bataklık bir bölgenin, üzerinde beyaz zambakların açtığı güzel bir alana dönüştürülmesini hem gerçek hem de sembolik yönüyle anlatıyor.

Bugün dünyanın gelişmiş ülkelerinden olan Finlandiya’nın sahip olduğu refah ve kültür düzeyi, halkının çalışkanlığı ve azmine dayanıyor.

Fin halkının kurtuluşunu ve yükselişini sağlayan ortak bilincin oluşturulmasında ise Snellman büyük rol oynuyor. Romanda Finlandiya’nın gelişimi, 1806 ila 1881 yılları arasında yaşayan Finlandiyalı filozof ve devlet adamı Johan Vilhelm Snellman’ın ağzından anlatılıyor.

Ülkenin önce eğitim sisteminden başlayarak her alanında iyileşme sağlamak için çalışan Snellman, tüm ülkenin seferber olmasında öncülük ediyor.

Aydınlardan devlet adamlarına,din adamlarından ordu mensuplarına, çiftçilerden halkın çeşitli tabakalarına kadar herkesin yer aldığı bir kalkınma hamlesi başlatıyor.

O dönem ki faaliyetlerinden dolayı “Halk Öğretmeni” unvanı alan Snellman, bugün dahi dünyanın en iyi eğitim sistemi olarak değerlendirilen Finlandiya Modeli’nin kurucusu konumunda yer alıyor.

Beyaz Zambaklar Ülkesi, tarihin önemli şahsiyetlerinden Snellman’ı daha yakından tanımak için eşsiz bir fırsat sunuyor. Siz de bu unutulmaz başyapıtı hala okumadıysanız, geç kalmayın! Nesillere aktarılacak bu eşsiz eseri kitaplığınıza eklemek için hemen alışverişe başlayın!

Hemen Her Şeyin Geleceği
Hemen Her Şeyin Geleceği
Hemen Her Şeyin Geleceği.

Yazan: Patric Dixon.

İçinde bulunduğumuz yüz yıl ile ilgili yol gösterici olacağına inandığım kitaplığımdan bu kitabı inceleyerek okumanızı tavsiye edeceğim.

“Radikal düşünün ve geleceğin bir adım önünde olmak için bu kitabı okuyun!”

Sinclair Beecham, Pret A Manger kurucu ortağı

Wall Street Journal’ın “küresel değişim gurusu” olarak tanıttığı Patrick Dixon.

Hemen Her Şeyin Geleceği ’nde 2030’da dünyamızın nasıl görüneceğine dair öngörülerini anlatıyor, hayatımızı yeniden şekillendirecek trendleri sıralıyor

Dünya, siz toplantı yapana kadar çoktan değişmiş oluyor.

Yeterince atik misiniz?

Demografik değişimler piyasaları yeniden şekillendiriyor.

Müşterileriniz nerede olacak?

Markalar ve aileler hiç olmadığı kadar önemli.

Müşterilerinizi neler motive ediyor?

Dünya hiç olmadığı kadar birbirine bağlı.

Küresel düşünüyor musunuz?

Aktivizm ve fanatizm siyaseti dönüştürüyor.

Yeterince dayanıklı mısınız?

Dünyamızı değerlerimiz şekillendiriyor.

Bu değişimin etkin bir parçası olacak mısınız?

İşletmelerin ayakta kalması ve gelişmesi için müşterilerin ve piyasaların, siyasetin ve demografinin, teknolojinin ve becerilerin, fırsatların ve tercihlerin çok farklı olacağı bir gelecekle yüzleşmesi gerekiyor.

Hemen Her Şeyin Geleceği yarınlara hazırlık için esas alınacak öngörüler sunuyor. “Kesinlikle çok parlak bir kitap. Gelecekteki değişimin ufkuna dair hızlı, uzun menzilli değerlendirmelerle dolu.”

Nigel Nicholson, Kurumsal Davranış Profesörü,

London Business School

(Tanıtım Bülteninden)

Tiranlık Üzerine
Tiranlık Üzerine
Tiranlık Üzerine

Yazan: Timothy Snycer.

Ülkemizde yaşadıklarımızla bağlantı kurabileceğiniz bu kitaptakileri kitaplığımdan öneriyorum.

“Çok bilgece ve tam da günümüz için… Mutlaka okunmalı!”

-George Saunders-

“Hızla faşizme yaklaşıyoruz. Snyder, bu konuda sanrı yaşamadığımızı gösteriyor.”

-Svetlana Aleksiyeviç, 2015 Nobel Edebiyat Ödülü Sahibi-

Yirminci yüzyılda Avrupa demokrasileri birer birer faşizme,Nazizme ve komünizme yenik düştüler.

Bu dönemlerde bir lider ya da bir parti “halkın sesi” olduğunu ve ülkelerini küresel tehditlerden koruduğunu iddia ederek sağduyu yerine mitsel söylemleri ön plana çıkarmışlardı.

Ayrıca Avrupa tarihi bize göstermiştir ki, toplumlar parçalanabilir, demokrasiler düşebilir, etik değerler kaybolabilir ve sıradan insanlar kendilerini hiç hayal etmedikleri koşullarda bulabilirler.

Ayrıca bu kitabı, böyle bir gerçekten hareket ederek kaleme alan Yale Üniversitesi Tarih Profesörü Timothy Snyder, son yıllardaki küresel politik gelişmeleri ve dönüşümleri tarihsel perspektiften ele alıyorlar.

Ondan sonra bizleri yirminci yüzyılın başında yapılan hatalara düşmememiz konusunda net bir şekilde uyarıyor.

Çünkü “demokrasilerin nasıl kırılgan olup kötü bir niyetle istismar edilebildiğini daha önce görmüştük ve bugün aynı taktikler yine sahneye çıkmaya başladı.”

Yayımlanır yayımlanmaz birçok ülkede Best seller olup tartışmalar yaratan Tiranlık Üzerine, sadece tarihî ve politik tespitler yapmakla kalmıyor aynı zamanda demokrasiyi,özgürlüğü, insan haklarını korumak adına neler yapabileceğimizi de anlatıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Unutkan Aşk
Unutkan Aşk
Unutkan Aşk.

Yazan: Nermin Bezmen

Kitaplığımdan bir diğer kitap da ”Unutkan Aşk”

Her şeyden önce zeki, hayatı bütün renkleriyle, en derin duygularıyla yaşayan, yaratıcı, sevgi dolu, âşık bir kadın, başarılı bir yazar:

Önce Maya; yirmi senedir ikinci baharını paylaştığı, ona hayran, âşık, duygusal, notalarla, repliklerle haşır neşir bir erkek, gözde bir sanatçı Atlas;

Başka bir deyişle çocuklarıyla  beraber sevginin pekiştirildiği mutlu  bir aile ve aniden hayatlarına inen, dünyalarını çökerten bir illet…

Ayrıca hastayı ölmeden defalarca öldüren, kimliğini yok eden, eşi yaşıyorken dul bırakan, tedavisiz, umutsuz hastalık: Alzheimer.

Maya kocasının yanağını okşadı,

“Lütfen bu dediklerimi unutma. Benden, benimle olan kendinden kaçmak isteyeceğin günler olursa, tereddüt etmeden uzaklaş…

Ama çok uzun değil.

Geri dön tekrar.

Ayrıca ben hatırlamasam bile dön.

Sonuç olarak “Aşkım, sen her şeyimsin benim.

Ayrıca kalacağım, gideceğim, döneceğim…

Sen, yuvamsın benim.”

Sevdiği kadının kendisini bir gün hiç hatırlamayacağını, bütün bu sevişmeleri, öpüşmeleri, kucaklaşmaları unutacağını düşünmek Atlas’ın içini acıtıyordu…

Ona hasret kalacağı günlerin acısını çıkarmak ister gibi sarıldı karısının bedenine.

İkisi de ne zaman gerçekleşeceğini bilemedikleri o meşum gelecekle ilgili birbirlerine şimdiden duydukları  hasretle, inişli çıkışlı bir ruh haline girmişti.

Sonuç olarak bedenleri sevgiyle, ihtirasla, tutku ve şefkatle, mutluluk ve hüzünle sevişiyordu.

(Tanıtım Bülteninden)

Ben Kirke
Ben Kirke
Ben Kirke.

Yazar: Madeline Miller

Her şeyden önce kitaplığımdan diğer önemli bir kitap da budur.

Ayrıca çok güzel, okumayan kalmasın.

Sonuç olarak “En muhtaç durumdakilerin en nefret ettiği şey minnettarlıktır, sırf kendilerini yeniden iyi hissetmek için ilk fırsatta saldırırlar” 

 ” Bir keresinde ona, nasıl yaptığını, dünyayı bu kadar açık seçik anlamayı nasıl başardığını sordum.

Ayrıca meselenin hiç kıpırdamadan durup hiçbir duygu göstermeden başkalarına kendilerini açığa vuracak alan bırakmaktan ibaret olduğunu söylemişti.”

Kırkından Sonra
Kırkından Sonra
Kırkından Sonra

Yazar Glenda Shawley bir çok girişimci şirkete ve şahsi girişimciye danışmanlık yapmış bir isim.
Sizde iyi bir girişimci olmak istiyorsanız bu kitabi okumanızı öneririm.
Doğru iş modelinizi bularak özgürlüğe adım atmak ister misiniz?
Bir çok başarılı işin 40 yaş sonrası yapıldığını biliyor muydunuz?
Blog sayfamızın adını bu noktayı da dikkate alarak seçtik.

Kitaplığımdan Suya Yazılan
Kitaplığımdan: Suya Yazılan

Kitaplığımdan en sonuncusu olan Fazıl Say’ın kitabıdır.

Suya Yazılan.

Her şeyden önce zamanı kullanmayı,
Ayrıca sükûneti korumayı,
daha sonra benliğe inanmayı öğren.

Her şeyden önce “Etrafında sevmediklerinle ilgilenme.

sonuç olarak sana ilham verenlere yönel.

Ruhun ve bedenin için nereden, ne aldın?

Her şeyden önce ona bak.

Ayrıca bazı olaylar ve hâller, hiç işleyeceği olmayan sanatsal yaratıcılıkları bile devreye sokar.

Sonuç olarak sanatçı, bir olayda aniden yeniden doğar.

Ayrıca her an her şey olabilirdi.

Mesela Türkiye’de, her an her şey olabilirdi.

Sonuç olarak da zengin bir ülkedir.

Sen almana bak, almamana değil.

Ayrıca kendinle savaşma, dialektik düşün.

Ondan sonra yazarsan, yazdığın anın okuru ol. 

Ayrıca müzisyensen, o an çaldığının dinleyicisi ol.

Sonuç olarak kendine dışarıdan bak ki; kendi savaşını, en kısa bu yolla bitirirsin.”

Tanıtım Bülteninden.

Kitaplığımdan Süper Bağışıklık
Kitaplığımdan Süper Bağışıklık
Süper Bağışıklık

Bağışıklık sistemimiz bizi kanser gelişimine karşı da korur. Enfeksiyonlara karşı savaşta kullanılan aynı beyaz kan hücreleri ve diğer bağışıklık sistemi bileşenleri kendi insan hücrelerimiz değişip anormalleşme ve tümör ya da kanser gelişimine neden olma risklerine karşı onları ortadan kaldırmak için de kullanılırlar.

Bağışıklık sistemi bizim yaşamlarımızı gözleyen ve çevremizdeki risklerden bizi koruyan bir melek gibidir.

Süper Bağışıklık ile daha çok konfor ve üretkenlik ile daha sağlıklı, daha mutlu bir yaşama sahip olabilirsiniz.

Süper Bağışıklık sizin insan ömrünü daha da uzatmanıza imkan sağlayabilir, çünkü o vücudun etrafına bir koruma gücü kalkanı koyar, can sıkıcı küçük enfeksiyonlar, ciddi büyük enfeksiyonlar ve hatta kanser riskini temelden azaltır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitaplığımdan: Gerçek Tıp
Kitaplığımdan: Gerçek Tıp

Her şeyden önce “Gerçek Tıp”, hastalıkların gerçek sebeplerini, hastalıklara karşı çaresiz olmadığımızı, ilahi kanunları çiğneyerek şifaya ulaşılamayacağını ve yitirdiğimiz şifanın izini tekrar sürebileceğimizi anlatırken sade ve hikmet dolu bir gerçeğe işaret ediyor.

Sonuç olarak tüm sağlık meselelerinin gerçek bir tıp yaklaşımıyla ele alındı.

Ayrıca bu çalışmayla “az yiyerek” ve “doğru beslenerek” sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Sonuç olarak önerilen yöntemlerle hastalıklarınızdan kurtulabilirsiniz.

“Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalığı yaratmamıştır. Onu bilen bildi, bilmeyen de bilmedi.” Hz. Muhammed (s.a.v) (Buhari, “Kader”,4)
(Tanıtım Bülteninden)

Optimum Sağlık
Optimum Sağlık

Optimum Sağlık

Amway ’in katkılarıyla dünyanın çeşitli ülkelerinde, farklı dillerde yayınlanmıştır.

Her şeyden önce bu son derece değerli kitap şimdi sizlere Türkçe olarak sunuluyor.

Sonuç olarak optimum sağlık devrimi, 900’e yakın bilimsel referans dahil olmak üzere en yeni bilimsel araştırmalardır.

Her şeyden önce son derece önemli bilgilere erişimini sağlamaktadır.

Ayrıca okuması kolaydır.

Benzer şekilde konuşma dilinde yazılmıştır.

Sonuç olarak kitabın yazarı Dr. Duke Johnson, California’nın güneyinde bulunan ve 2700 metrekarelik bir alanı kaplayan Nutrilite Sağlık Enstitüsü – Optimum Sağlık Merkezi’nin Medikal Direktörüdür.

(Tanıtım Bülteninden)

Join the Conversation

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
KIRKINDAN SONRA © Copyright 2020. All rights reserved.
Close
× Bize yazabilirsiniz !