Havuz Problemleri Hiç Bitmedi: Sağlığımızı Belirleyen Musluklar ve Giderler

Havuz problemlerini sever misiniz, yoksa nefret mi edersiniz?

Fizik derslerinde en sevmediğimiz sorulardan biri belki de buydu.

Bir musluk havuzu doldurur. Başka bir musluk havuzu boşaltır.

Sonra bir musluk daha açılır.

Ardından klasik soru gelir:

“Bu havuz kaç saatte dolar?”

O yıllarda bu problemlerin hayatımızla ne ilgisi olduğunu pek düşünmezdik.

Havuz Problemi ve Sağlığımız
Havuz Problemi ve Sağlığımız

Sonuçta bu sadece bir matematik problemiydi.

Oysa yıllar geçtikçe fark ediyoruz ki havuz problemleri hiç bitmemiş.

Sadece şekil değiştirmiş.

Ekonomide var.

İlişkilerde var.

Mesleğimizde var.

Ve belki de en önemlisi, sağlığımızda var.

Sağlığımızı Bir Havuz Gibi Düşünebilir miyiz?

Bir an için vücudumuzu bir havuz gibi düşünelim.

Havuzun belirli bir kapasitesi var.

İçeri su getiren musluklar var.

Suyu dışarı atan giderler var.

Bir de havuzun taşma noktası bulunuyor.

Elbette insan vücudu gerçek anlamda bir havuz değildir.

Bu yalnızca sağlıkla ilgili karmaşık bir sistemi anlamaya yardımcı olabilecek bir benzetmedir.

Çünkü sağlıkta da farklı yönlerden gelen yükler ve bunları dengeleyen mekanizmalar vardır.

Sağlığımızı Etkileyen “Musluklar” Neler Olabilir?

Havuz metaforunda muslukları, vücudumuzun sağlık risklerini

etkileyebilecek farklı yaşam tarzı ve çevresel faktörler olarak düşünebiliriz.

Örneğin:

Bunların her biri tek başına aynı sonucu doğurmaz.

Üstelik etkileri kişiden kişiye değişebilir.

Dünya Sağlık Örgütü; sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, tütün kullanımı ve

zararlı düzeyde alkol kullanımını bulaşıcı olmayan

hastalıklarla ilişkili önemli değiştirilebilir risk faktörleri arasında sayıyor.

Dolayısıyla metaforumuza dönersek, herkesin aynı sayıda

musluğu açık değildir. https://www.who.int/en/news-room/fact-sheets/detail/noncommunicable-diseases/?utm_source=chatgpt.com

Her Musluğun Debisi Aynı Değildir

Bir insanın hayatında tek bir risk faktörü öne çıkabilir.

Başka bir kişide ise birkaç faktör aynı anda bulunabilir.

Üstelik bunların etkileri de aynı düzeyde olmayabilir.

Bir insan düzenli fiziksel aktivite yaparken başka biri

uzun saatlerini hareketsiz geçiriyor olabilir.

Birinin beslenme düzeni dengeliyken diğerinin beslenmesinde

aşırı işlenmiş gıdalar, fazla tuz veya serbest şeker daha fazla yer alabilir.

Bir kişi yeterli ve kaliteli uyurken bir başkası uzun süredir uyku sorunları yaşayabilir.

Sağlığımızı Etkileyen Uyku Sorunları
Sağlığımızı Etkileyen Uyku Sorunları

Bu nedenle iki insanın yaşam biçimini

yalnızca dışarıdan bakarak karşılaştırmak yanıltıcı olabilir.

WHO, sağlıklı beslenmenin kişiye göre değişebileceğini;

Yaş, yaşam tarzı ve fiziksel aktivite düzeyi gibi özelliklerin beslenme gereksinimlerini etkilediğini belirtiyor. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/healthy-diet?utm_source=chatgpt.com

Giderleri de Hesaba Katmak Gerekir

Havuz problemlerinde yalnızca içeri giren suya bakılmaz.

Çıkış da hesaplanır.

Sağlık açısından düşündüğümüzde ise bu “giderleri”, vücudun ve yaşam biçiminin dengeyi korumaya yardımcı olan mekanizmaları için kullandığımız bir metafor olarak değerlendirebiliriz.

Hareket, Uyku ve Toparlanma

Düzenli fiziksel aktivite, sağlığın birçok alanında önemli rol oynar.

WHO; fiziksel aktivitenin kalp-damar hastalıkları, diyabet ve bazı kanserler gibi bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi ve yönetimine katkı sağlayabildiğini belirtiyor.

Uyku da benzer biçimde yalnızca dinlenmekten ibaret değildir.

Yeterli ve kaliteli uyku; fiziksel ve zihinsel sağlık açısından önemlidir. Uyku yetersizliği ise zaman içinde çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilmektedir. https://www.nhlbi.nih.gov/health/sleep-deprivation/health-effects?utm_source=chatgpt.com

Bu nedenle havuz metaforundaki “giderleri”, vücudun denge ve toparlanmasına katkı sağlayan süreçleri anlatan bir kavram olarak düşünebiliriz.

Burada önemli olan nokta şudur:

Havuza ne kadar su girdiğini bilmek tek başına yeterli değildir.

Aynı Şeyleri Yiyen İki İnsan Neden Aynı Sonucu Yaşamıyor?

Günlük hayatta bunu sık sık duyarız.

“Ben onun kadar yiyorum ama o kilo almıyor.”

“İkimiz de aynı şeyleri yiyoruz ama benim kan şekerim yükseliyor.”

“O her gün geç yatıyor, hiçbir şey olmuyor.”

“Ben bir gece geç yatınca ertesi gün kendime gelemiyorum.”

Ya da:

“O da benim kadar stresli ama onda hiçbir hastalık çıkmadı.”

Burada önemli bir noktayı hatırlamak gerekir:

Siz aynı biyolojik sistem değilsiniz.

Genetik özellikler, yaş, mevcut sağlık durumu, kullanılan ilaçlar,

yaşam tarzı, çevresel koşullar ve fiziksel aktivite düzeyi gibi

pek çok faktör sağlık sonuçlarını etkileyebilir.

WHO da sağlık üzerinde genetik, çevresel, sosyal ve

davranışsal birçok belirleyicinin birlikte etkili olduğunu vurguluyor.

Aynı Musluklar Açık Olmayabilir

İki kişi aynı miktarda yemek yiyebilir.

Fakat toplam beslenme düzenleri farklı olabilir.

İki kişi aynı süre uyuyabilir.

Fakat uyku kaliteleri aynı olmayabilir.

İki kişi aynı yaşta olabilir.

Ancak fiziksel aktivite düzeyleri, kas kütleleri, geçmiş sağlık durumları ve kullandıkları ilaçlar farklı olabilir.

Dolayısıyla bir başkasının bedeninin verdiği yanıtı

kendi bedenimizin ölçüsü olarak kullanmak doğru değildir. https://www.who.int/news-room/questions-and-answers/item/determinants-of-health?utm_source=chatgpt.com

Havuzun Kapasitesi de Önemlidir

Şimdi üçüncü unsura gelelim:

Havuzun kendisine.

Çünkü sadece muslukları ve giderleri konuşmak da yeterli değildir.

Havuzun kapasitesi nedir?

Ne kadar su taşıyabilir?

Ne kadar dolduğunda taşmaya başlar?

Sağlık açısından bunu birebir bir “biyolojik kapasite”

hesabı olarak görmemek gerekir.

Fakat kişinin geçmişten bugüne taşıdığı sağlık durumu, yaş,

fiziksel uygunluk, kas kütlesi, metabolik özellikleri ve

mevcut hastalıkları gibi birçok değişkenin birlikte

değerlendirilmesi gerektiğini anlatan yararlı bir metafor olabilir.

Sağlıkta Tek Bir Değere Bakmak Yeterli Değildir

Bir kişinin yalnızca kilosuna bakmak…

Sadece kan şekerine bakmak…

Yalnızca kolesterolünü değerlendirmek…

Sadece tansiyonunu ölçmek…

Ya da yalnızca bir şikâyetine odaklanmak…

Bize sağlık tablosunun tamamını göstermez.

Bunların her biri değerli bilgiler olabilir.

Ancak klinik değerlendirme, bu bilgilerin kişinin genel durumu ve diğer bulgularıyla birlikte ele alınmasını gerektirir.

İşte doktorun rolü de burada önem kazanır.

Amaç tek bir musluğu suçlamak değil, bütün sistemi değerlendirmektir.

Taşma Bir Anda Olmuş Gibi Görünebilir

Havuzun taşması ilginçtir.

Su uzun süre yükselir.

Fakat dışarıdan bakan biri için taşma anı sanki

bir anda gerçekleşmiş gibi görünür.

Sağlıkta da bazı durumlarda benzer bir algı oluşabilir.

Bir kişi uzun süre belirgin bir şikâyet yaşamayabilir.

Daha sonra diyabet, hipertansiyon veya

başka bir kronik hastalık tanısı alabilir.

Ve şu soru gelebilir:

“Bu hastalık birdenbire nereden çıktı?”

Oysa burada dikkatli olmak gerekir.

Bir hastalığın tanısının konduğu tarih ile biyolojik sürecin başladığı tarih her zaman aynı olmak zorunda değildir.

Bu nedenle tanı konulan gün, her zaman problemin başladığı gün anlamına gelmez.

WHO, bulaşıcı olmayan hastalıkların genetik, fizyolojik, çevresel ve davranışsal faktörlerin karmaşık etkileşimi sonucunda ortaya çıkabildiğini belirtiyor.

Peki Çözüm Nedir?

Burada yapılabilecek en kolay hata, yalnızca muslukları kapatmaya çalışmaktır.

“Şunu yeme.”

“Bunu içme.”

“Daha az ye.”

“Daha çok hareket et.”

Bu önerilerin uygun durumlarda elbette yeri vardır.

Ancak sağlık bundan çok daha karmaşıktır. https://www.who.int/en/news-room/fact-sheets/detail/noncommunicable-diseases/?utm_source=chatgpt.com

Bazen Sorun Musluktadır

Beslenme düzeni gözden geçirilebilir.

Fiziksel aktivite artırılabilir.

Tütün bırakılabilir.

Alkol tüketimi azaltılabilir.

Uyku düzeni iyileştirilebilir.

WHO ve CDC, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite,

yeterli uyku ve tütün kullanımından kaçınma gibi

davranışların kronik hastalıkların önlenmesi ve yönetiminde önemli olduğunu belirtiyor. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/self-care-health-interventions?utm_source=chatgpt.com

Bazen Sorun Dengededir

Ancak bazen mesele tek bir davranış değildir.

Birden fazla faktör aynı anda etkili olabilir.

Beslenme, hareketsizlik, uyku, stres, çevresel koşullar ve kişinin mevcut sağlık durumu birbirinden bağımsız değildir.

Bu nedenle sağlık yaklaşımını yalnızca bir “yasaklar listesine” çevirmek yerine daha bütüncül düşünmek gerekir.

Amaç Havuzu Tamamen Boşaltmak Değildir

Metaforun belki de en önemli noktası burasıdır.

Sağlıklı yaşam, bütün muslukları sonsuza kadar kapatmak anlamına gelmez.

Hayatın içinde yemek vardır.

Dinlenmek vardır.

Çalışmak vardır.

Sosyal hayat vardır.

Keyif vardır.

Bazen ölçüyü kaçırdığımız günler bile olabilir.

Mesele kusursuz yaşamak değildir.

Sağlık Hayatı Yaşamamak Değildir

Sağlıklı yaşamı yalnızca yasaklar üzerinden anlatırsak insanlara sürdürülebilir bir hayat değil, sürekli bir kısıtlama duygusu verebiliriz.

Oysa amaç yaşamdan vazgeçmek değildir.

Amaç, sağlığı destekleyen alışkanlıklarla hayatın keyfini bir arada sürdürebilmektir.

Başka bir ifadeyle:

Amaç havuzu boşaltmak değil, taşmasını önleyecek dengeyi kurmaktır.

Bazen Musluğa, Bazen Gidere Bakmak Gerekir

Sağlık sorunlarını anlamaya çalışırken üç ayrı noktaya bakabiliriz:

Musluklar

  • Neler giriyor?
  • Ne kadar giriyor?
  • Ne sıklıkta giriyor?

Giderler

  • Vücudun denge mekanizmalarını destekleyen yaşam alışkanlıkları nasıl?
  • Hareket yeterli mi?
  • Uyku nasıl?
  • Toparlanma ve dinlenme yeterli mi?

Havuz

Kişinin mevcut sağlık durumu nasıl?

  • Geçmişten gelen riskler neler?
  • Başka hastalıklar veya kullanılan ilaçlar var mı?
  • Yaşam koşulları nasıl?

Ancak bu üç alan birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı bir tablo ortaya çıkabilir.

Kendinizi Başkalarıyla Kıyaslamayın

Belki de bu metaforun günlük yaşam açısından en önemli sonucu burada.

“Ben onun kadar yiyorum.”

“Ben de onun kadar çalışıyorum.”

“Ben de onun kadar stres yaşıyorum.”

“Ben de onun gibi geç yatıyorum.”

“O bunları yapıyor ve hiçbir şey olmuyor.”

Bu karşılaştırmalar sağlık açısından güvenilir bir ölçü değildir.

Çünkü siz onunla aynı biyolojik sisteme sahip değilsiniz.

Aynı yaşta olmayabilirsiniz.

Aynı genetik özelliklere sahip değilsiniz.

Aynı sağlık geçmişini taşımıyorsunuz

Aynı fiziksel aktivite düzeyinde değilsiniz.

Aynı uyku kalitesine sahip değilsiniz.

Aynı çevresel koşullarda yaşamıyorsunuz.

Ve aynı “havuzun” içinde değilsiniz.

Başkasının Sağlık Deneyimi Sizin İçin Ölçü Değildir

Bir başkasının hiçbir sorun yaşamadan yaptığı bir davranışın size de zarar vermeyeceğini düşünmek doğru değildir.

Aynı şekilde, bir kişinin belirli bir davranış nedeniyle sağlık sorunu yaşaması da aynı sonucu sizin yaşayacağınız anlamına gelmez.

Sağlık kişiseldir.

Bu nedenle karşılaştırmadan çok

kendi risklerinizi ve kendi sağlık durumunuzu anlamaya çalışmak daha anlamlıdır.

Sağlık Bir Matematik Probleminden Daha Karmaşıktır

Havuz problemi bize basit bir matematik öğretir:

Girişler + çıkışlar + kapasite birlikte değerlendirilmelidir.

İnsan vücudu ise bundan çok daha karmaşıktır.

Bu nedenle havuz benzetmesini gerçek bir fizyolojik denklem gibi kullanmamak gerekir.

Onun değeri başka yerdedir.

Bize tek bir nedene takılıp kalmamayı öğretir.

Tek bir laboratuvar sonucuyla bütün resmi açıklamaya çalışmamayı hatırlatır.

Tek bir davranışı suçlayarak diğer faktörleri görmezden gelmememizi sağlar.

Ve en önemlisi, kendimizi başka insanlarla kıyaslamanın neden yanıltıcı olabileceğini anlatır.

Asıl Becerimiz Dengeyi Kurabilmek

Sağlıklı yaşam yalnızca zararlı olduğunu düşündüğümüz şeyleri hayatımızdan çıkarmak değildir.

Sadece faydalı olduğunu düşündüğümüz şeyleri hayatımıza eklemek de değildir.

Bazen musluklara bakmak gerekir.

Bazen giderlere.

Bazen de havuzun kendisine.

Çünkü sağlıkta çoğu zaman tek bir neden yoktur.

Birden fazla davranış, risk faktörü, çevresel koşul ve biyolojik özellik aynı anda rol oynayabilir.

Bu nedenle belki de sağlıkla ilgili kendimize sorabileceğimiz en doğru soru şudur:

“Benim havuzumda neler oluyor?”

Hangi musluklar açık?

Hangileri gereğinden fazla akıyor?

Giderler nasıl çalışıyor?

Ve havuz ne kadar dolu?

Bu soruların yanıtını bulmak, kusursuz bir yaşam kurmak anlamına gelmez.

Ama daha bilinçli bir yaşam için iyi bir başlangıç olabilir. https://www.who.int/news-room/questions-and-answers/item/determinants-of-health?utm_source=chatgpt.com

Çünkü hayatın amacı havuzu tamamen boşaltmak değildir.

Amaç, havuzun taşmadan yaşamaya devam edebilmesini sağlamaktır.

Doç. Dr. Nuri Haksever

İnsan yaş alırken genç ve dinamik kalabilir mi? Ve şeker hastalığının neden gerçek bir tedavisi yok?Bu iki soru, meslek hayatımın yönünü belirledi.İlkokul yıllarında doktor olmaya karar verdim; Hedefim netti: İstanbul Tıp Fakültesi. Yüksek dereceyle başladım ve 97,5 ortalama ile mezun oldum. Dahiliye ve ardından Endokrinoloji ve Metabolizma uzmanlığımı tamamladım.Ancak benim için asıl soru şuydu: İnsan yaş alırken genç ve dinamik kalabilir mi? Ve şeker hastalığının neden gerçek bir tedavisi yok?Bu sorular beni yalnızca klasik tıp pratiğiyle yetinmemeye yöneltti. 1990’lardan itibaren fonksiyonel, bütüncül ve metabolik temelli yaklaşımları klinik pratiğime entegre ettim. 30 yılı aşkın süredir metabolik sağlık, insülin direnci, diyabet, uzun yaşam ve sağlıklı yaş alma üzerine çalışıyorum.Profesyonel Başarılar ve Kariyerim: • 1988: Türkiye’de ilk Sea Blue Histiositozis tanısı • 1990: MD Anderson Cancer Center – interferon tedavi eğitimi • 1992: Dahiliye uzmanlığı • 1993: Magnezyum kullanımı • 1994: Yüksek doz Omega 3 kullanımı • 1995: Endokrinoloji ve Metabolizma uzmanlığı • 1996: Doçentlik, USA Anti-Aging eğitimi ve Fonksiyonel Tıp • 1998: Antioksidan kullanımı • 1999: Probiyotik kullanımı • 2003: Nitrik oksit kullanımı ve Bütünsel Tıp • 2006: Manyetik alan eğitimi • 2007: Frekans terapileri eğitimi • 2007–2010: Beslenmenin Kırmızı Kitabı serisi basımı • 2015–2021: Diğer kitaplar: Şimdi Uyanma Zamanı, Daha Genç, Daha Zengin, Daha Mutlu, Sağlıktan Tekabüle • Üniversitelerde öğretim üyeliği ve hastanelerde üst düzey yöneticilik • TV ve radyo programları, sağlık söyleşileriBugün amacım yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil; Sağlık bilinci oluşturmak. Çünkü sağlık yalnızca bir sonuç değildir. Bir kültürdür. Bir zihin yapısıdır.

İlgili Yazılar

Sağlıklı Yaşlanma: Emeksiz Yemek Mümkün mü?

Her şeyden önce sağlıklı yaşlanma için insanın en büyük özelliği veya en büyük zaafı nedir diye sorsalar, benim cevabım çok net olurdu: Emeksiz yemek. Aslında bu söz yalnızca yemekle ilgili…

Sağlıklı Su: İçtiğimiz ve Kullandığımız Su Aynı mı?

Her şeyden önce sağlıklı su, yalnızca susadığımızda bardağa doldurduğumuz su değildir. 2006 yılından beri sağlıklı suyun ne olduğunu anlatmaya gayret ediyorum. Yıllar içinde farklı toplantılarda, televizyon programlarında ve bireysel görüşmelerde…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.