
Her şeyden önce 2026 okuma günlüğüm için ilave konular seçtim.
Mesela bazı yıllar vardır; insan sadece yaş almaz, derinleşir.
2026 benim için tam olarak böyle bir yıl oldu.
Ancak bu yıl okuduklarım tesadüfi değildi.
Her biri, hayatın başka bir katmanını araladı:
Yaşanmamış ihtimaller, modern insanın yorgunluğu, aile ve sınıf çatışmaları,
Cumhuriyet’in izleri, aşkın sessizliği ve beynimizin görünmeyen mekanizmaları…
Fakat bu yazıda, 2026 boyunca okuduğum kitapları sadece tanıtmayacağım.
Aynı zamanda bana ne düşündürdüklerini, emeklilik
döneminde nasıl bir içsel yolculuğa dönüştüklerini paylaşacağım.
2026 Okuma Günlüğüm: Yaşanmamış Hayatların Gölgesinde

2026 Okuma | Yaşanmamış Hayata Övgü – Adam Phillips
Özellikle bu kitap bana şu soruyu sordurdu:
Ama yaşamadıklarımız mı bizi daha çok şekillendiriyor?
Phillips, insanın hayatında gerçekleşmeyen ihtimallerin psikolojik ağırlığını anlatıyor.
Ama emeklilik döneminde insan sık sık geriye dönüp bakıyor. “Acaba?” sorusu zihne yerleşiyor.
Hayat her zaman büyük başarılarla değil, küçük anların toplamıyla anlam kazanır.
Ama kitap şunu fısıldıyor:
Her seçiş, aynı zamanda bir vazgeçiştir. Ve bu doğaldır.
Bu kitap bana üç önemli şeyi düşündürdü:
- Sadelik aslında bir zenginliktir.
- İnsan ilişkileri sabır ister.
- Gürültüden uzak bir hayat daha derin olabilir.
Özellikle 40 yaş sonrası dönemde insan daha az karmaşa,
daha fazla anlam arıyor. Nakano Eskici Dükkanı tam da bu arayışa eşlik eden bir roman.
Modern İnsan Neden Bu Kadar Yorgun?
Yorgunluk Toplumu – Byung-Chul Han
Performans, üretkenlik, sürekli aktif olma zorunluluğu…

Han’ın analizleri, modern dünyanın görünmeyen baskısını ortaya koyuyor.
Çalışma hayatından sonra bile zihinsel yorgunluğun neden devam ettiğini bu kitapta daha iyi anladım.
Emeklilik aslında sadece işten ayrılmak değil; zihinsel baskıyı da bırakabilmekmiş.
2026 Okuma Günlüğüm: Aile, Sınıf ve Sessiz Acı
Babamı Kim Öldürdü – Édouard Louis

Bu kitap bir hesaplaşma metni.
Ama bireysel hikâyelerin arkasında toplumsal yapılar vardır.
Özellikle de sınıf, ekonomi ve sistem, bir insanın kaderini ne kadar belirler?
Okurken şunu düşündüm:
Hayat sadece bireysel çabadan ibaret değil.
Cumhuriyet’ in Sessiz Tanıkları
Makbule Hanım – Nükhet Aşkın

Tarihi büyük isimler üzerinden değil,
yan karakterler üzerinden okumak farklı bir derinlik kazandırıyor.
Ama bu eser bana geçmişe daha sakin bakmayı öğretti.
Bir ülkenin hikâyesi, sadece liderlerin değil;
onların yanında yürüyen insanların da hikâyesidir. Atatürk Anıları
2026 Okuma Günlüğüm ve Aşkın Sessizliği
Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali
Her şeyden önce Raif Efendi’nin iç dünyası, geç kalmışlık hissi ve ifade edilemeyen duygular…
Fakat bu roman bana şunu hatırlattı:
Sorumluluklar hayatı kurar.
Ama cesaret, hayatı derinleştirir. Hikaye Anlatıcılığı
2026 Okuma Günlüğüm ve Mizahın İyileştirici Gücü
Kentaç Diş – Zafer Algöz
Hayatın ciddi tarafı kadar komik tarafı da var.
Ama uzun yıllar yöneticilik yapmış biri olarak şunu fark ettim:
İnsan kendini fazla ciddiye aldıkça yoruluyor.
Bu kitap nefes aldırdı.
Beyni Anlamak: Kendimizi Anlamak
İnsan Aklı 1. Kitap – Oytun Erbaş
İşte Beyniniz – Marc Dingman
İnsan Beyninin Gelişimi – Joseph Jebelli
Bu üç kitap bana ortak bir şey öğretti:
Beyin sabit değil .http://Harvard Health Publishing – Reading and Brain Health
Hayat boyu değişiyor.
Emeklilik döneminde öğrenmeye devam etmek, yazmak, araştırmak…
Bunlar sadece zihinsel faaliyet değil; biyolojik bir yatırım.
Özellikle finansal kararlar söz konusu olduğunda,
beynimizin kısa yollarını bilmek büyük avantaj sağlıyor.
2026 Okuma Günlüğüm ve Ortak Teması: Hayatı Hafifletmek ve Derinleştirmek
Bu yılki okumalarım üç eksende birleşti: http://OECD – Adult Skills & Lifelong Learning Reports
🧠 Zihin
Kararlarımız, alışkanlıklarımız ve yaşlanma süreci 40 Yaştakilere Öneriler
🌍 Toplum
Modern baskılar, sınıf yapısı ve tarih
❤️ Ruh
Aşk, pişmanlık, mizah ve yaşanmamış ihtimaller
Emeklilik döneminde insan sadece gelir planlaması yapmıyor.
Aynı zamanda hayat muhasebesi yapıyor.
Benim için 2025, finansal optimizasyon kadar zihinsel optimizasyon yılı oldu.
40’tan Sonra, 60’tan Sonra, 70’e Doğru…
Fakat hayatın ikinci yarısında okumak farklı bir deneyim.
Gençken kitapları bilgi için okuyoruz.
Ama yaş aldıkça kitapları anlamak için okuyoruz.
Bu yıl şunu fark ettim:
- Geç kalınmışlık duygusu doğal.
- Yorgunluk sistemsel.
- Aşk kırılgan.
- Beyin değişken.
- Mizah iyileştirici.
Ve en önemlisi:
Hayat hâlâ devam ediyor.


