Zihnimiz Gerçeği Nasıl Algılıyor?

Zihnimiz her gün binlerce düşünce ile kaplanır.

Bazıları geçmişle ilgilidir.

Zihnimiz ve Hayal ettiğimiz bir olay ile gerçekten yaşadığımız bir deneyim arasında büyük bir fark
Zihnimiz ve Hayal ettiğimiz bir olay ile gerçekten yaşadığımız bir deneyim arasında büyük bir fark

Bazıları ise geleceğe yöneliktir.

Peki beynimiz bu düşünceleri nasıl değerlendirir? Beyin Temizliği Nedir

Hayal ettiğimiz bir olay ile gerçekten yaşadığımız bir deneyim
arasında büyük bir fark var mıdır? http://National Institute on Aging (NIA) – Brain Health https://www.nia.nih.gov/health/brain-health

Nörobilim alanındaki araştırmalar,
beynimizin ayrıntılı şekilde canlandırılan bazı deneyimlere,
gerçek yaşantılara benzer sinirsel tepkiler verebildiğini gösteriyor.

Bu durum özellikle öğrenme, spor, müzik ve
rehabilitasyon çalışmalarında uzun yıllardır kullanılıyor.

Ancak burada önemli bir nokta vardır.

Beyin, gerçek ile hayali tamamen aynı kabul etmez.
http://Harvard Health Publishing – Brain & Cognitive Health https://www.health.harvard.edu/topics/brain-health

Bunun yerine, zihinde ayrıntılı olarak canlandırılan
bazı deneyimler sırasında gerçek yaşantıda da kullanılan
sinir ağlarının bir bölümünü yeniden etkinleştirir.

Bu nedenle düşüncelerimiz yalnızca geçici görüntüler değildir.
Onlar, davranışlarımızı ve gelecekte vereceğimiz kararları da etkileyebilir.

Zihnimiz ve Beyin Hayal Gücünü Nasıl Kullanıyor?

Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI) araştırmaları dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor.

Bir hareketi gerçekten yapmak ile aynı hareketi ayrıntılı biçimde zihinde canlandırmak sırasında beynin bazı ortak bölgeleri çalışıyor.

Örneğin;
• piyano çaldığını hayal etmek,
• tenis servisi atmak, Tenis
• golf vuruşu yapmak,
• sahnede konuşma provası gerçekleştirmek,

motor planlama ile ilişkili beyin bölgelerini harekete geçirebiliyor.

Bu nedenle sporcular, müzisyenler ve hatta cerrahlar zihinsel prova tekniklerinden yararlanıyor.

Zihnimiz de gerçekleştirdiğimiz tekrar, fiziksel uygulamanın yerini almaz.

Ancak öğrenme sürecini destekleyebilir. Öğrenme Nedir

Bu yöntemin etkisi düzenli çalışma ile daha belirgin hâle gelir.

Nöroplastisite Nedir?

Nöroplastisite, beynimizin yaşam boyunca değişebilme ve yeni bağlantılar kurabilme yeteneğidir.

Eskiden beynin belli bir yaştan sonra gelişemeyeceği düşünülüyordu.

Bugün bunun doğru olmadığı biliniyor.

Yeni bilgiler öğrenmek,
yeni bir dil çalışmak,
müzik aleti çalmak,
kitap okumak,
satranç oynamak, Yaşlılara Yönelik Oyunlar ve Faydaları
yeni insanlarla tanışmak,
beyindeki sinir bağlantılarının güçlenmesine katkı sağlayabiliyor.

Düzenli tekrar da bu sürecin önemli bir parçasıdır.
Bu nedenle zihinsel imgeleme yöntemleri,
nöroplastisite araştırmalarında önemli bir yer tutuyor.

Zihinsel İmgeleme Nerelerde Kullanılıyor?

Sporda Performans Geliştirme

Profesyonel sporcular yarışmalardan önce hareketlerini ayrıntılı şekilde zihinde canlandırıyor.

Bu yöntem odaklanmayı destekleyebiliyor.
Müzik Eğitiminde
Piyanistler, keman sanatçıları ve opera sanatçıları eserlerini zihinsel olarak tekrar edebiliyor.
Bu yöntem prova sürecini destekleyen tekniklerden biri olarak kullanılıyor.

Rehabilitasyon Sürecinde

Felç sonrası bazı rehabilitasyon programlarında fiziksel egzersizlere ek olarak zihinsel hareket canlandırmaları uygulanabiliyor.
Psikolojik Destekte

Bazı terapi yaklaşımlarında güvenli ortamların veya olumlu senaryoların zihinde canlandırılması uzmanlar tarafından destekleyici yöntem olarak kullanılabiliyor.

Düşünceler Davranışlarımızı Nasıl Etkiler?

Beynimiz çevremizdeki milyonlarca bilgiyi aynı anda işleyemez.

Bu nedenle dikkatini belirli konulara yönlendirir.

Psikolojide buna seçici dikkat adı verilir.

Örneğin yeni bir otomobil almak isteyen biri, aynı modeli trafikte daha sık fark etmeye başlar.

Aslında otomobiller yeni ortaya çıkmamıştır.
Kişinin dikkati değişmiştir.

Benzer şekilde ulaşılabilir hedefler belirlemek ve bunlar üzerinde düzenli düşünmek, fırsatları fark etmeyi kolaylaştırabilir.

Bu durum sihirli düşünce değildir.

Beynin doğal çalışma biçimidir.

Zihnimiz ve Emeklilikte Beyni Aktif Tutmanın Önemi

Fakat emeklilik yalnızca fiziksel dinlenme dönemi değildir.

Zihinsel olarak aktif kalmak da büyük önem taşır.

Yeni hobiler edinmek,
günlük tutmak,
kitap okumak,
müzik dinlemek,
resim yapmak,
gönüllü çalışmalara katılmak,
torunlarla kaliteli zaman geçirmek,
beyni canlı tutmaya yardımcı olabilir.

Yaş almak öğrenmenin sona erdiği anlamına gelmez.

Tam tersine birçok insan emeklilik döneminde yeni ilgi alanları keşfeder.

Bu süreç hem yaşam kalitesini artırabilir hem de sosyal bağları güçlendirebilir.

Sonuç: hayal etmek yetmez, harekete de geçmek gerekir

Beynimiz düşündüğümüzden daha esnek bir yapıya sahiptir.
Zihinsel canlandırmalar bazı sinir ağlarını harekete geçirebilir.
Bu durum öğrenme ve gelişim süreçlerine katkı sağlayabilir.

Ancak zihinsel imgeleme tek başına yeterli değildir.

Gerçek değişim, düşünceyi eylemle birleştirdiğimizde gerçekleşir.

Yeni bir beceri öğrenmek,
sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek,
üretmeye devam etmek,
ve umutla geleceğe bakmak…

Bütün bunlar sağlıklı yaşlanmanın önemli parçalarıdır.

Unutmayın; beyninizi en iyi genç tutan şey, yalnızca hayal kurmak değil,

o hayalleri gerçekleştirmek için her gün küçük bir adım atmaktır.

Doç. Dr. Nuri Haksever

İnsan yaş alırken genç ve dinamik kalabilir mi? Ve şeker hastalığının neden gerçek bir tedavisi yok?Bu iki soru, meslek hayatımın yönünü belirledi.İlkokul yıllarında doktor olmaya karar verdim; Hedefim netti: İstanbul Tıp Fakültesi. Yüksek dereceyle başladım ve 97,5 ortalama ile mezun oldum. Dahiliye ve ardından Endokrinoloji ve Metabolizma uzmanlığımı tamamladım.Ancak benim için asıl soru şuydu: İnsan yaş alırken genç ve dinamik kalabilir mi? Ve şeker hastalığının neden gerçek bir tedavisi yok?Bu sorular beni yalnızca klasik tıp pratiğiyle yetinmemeye yöneltti. 1990’lardan itibaren fonksiyonel, bütüncül ve metabolik temelli yaklaşımları klinik pratiğime entegre ettim. 30 yılı aşkın süredir metabolik sağlık, insülin direnci, diyabet, uzun yaşam ve sağlıklı yaş alma üzerine çalışıyorum.Profesyonel Başarılar ve Kariyerim: • 1988: Türkiye’de ilk Sea Blue Histiositozis tanısı • 1990: MD Anderson Cancer Center – interferon tedavi eğitimi • 1992: Dahiliye uzmanlığı • 1993: Magnezyum kullanımı • 1994: Yüksek doz Omega 3 kullanımı • 1995: Endokrinoloji ve Metabolizma uzmanlığı • 1996: Doçentlik, USA Anti-Aging eğitimi ve Fonksiyonel Tıp • 1998: Antioksidan kullanımı • 1999: Probiyotik kullanımı • 2003: Nitrik oksit kullanımı ve Bütünsel Tıp • 2006: Manyetik alan eğitimi • 2007: Frekans terapileri eğitimi • 2007–2010: Beslenmenin Kırmızı Kitabı serisi basımı • 2015–2021: Diğer kitaplar: Şimdi Uyanma Zamanı, Daha Genç, Daha Zengin, Daha Mutlu, Sağlıktan Tekabüle • Üniversitelerde öğretim üyeliği ve hastanelerde üst düzey yöneticilik • TV ve radyo programları, sağlık söyleşileriBugün amacım yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil; Sağlık bilinci oluşturmak. Çünkü sağlık yalnızca bir sonuç değildir. Bir kültürdür. Bir zihin yapısıdır.

İlgili Yazılar

Genler Kader mi? Epigenetik ve Geleceğin Tıbbı

Genler kader mi sorusu çok soruluyor. Uzun yıllar boyunca tıp dünyasında DNA’nın yaşamımızı büyük ölçüde belirlediği düşünülüyordu. Ancak epigenetik tıp alanındaki araştırmalar, bu bakış açısını önemli ölçüde değiştirmeye başladı. http://Nature…

Gerçek Emeklilik Deneyimleri

Gerçek emeklilik hayal mi gerçek mi, önce bu sorunun dürüstçe cevabını vermeliyiz. Fakat çalışma hayatı boyunca birçok insan emekliliği hayal eder. Öncelikle sabah erken kalkmamak. En çok da trafik derdi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.